İslam Düşüncesinde Yorumlar

İslam düşüncesinde mezhepler ve tasavvufi yorumlar

YKS · AYT · AYT Din Kültürü

⚡ Hızlı Özet

Selefiyye, inanç konularında ayet ve hadislerin metnine bağlı kalan, müteşabih ayetleri tevil etmeden kabul eden ilk dönem İslam alimlerinin itikadi yaklaşımıdır.

Hap Bilgiler

Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.

Selefiyye, inanç konularında ayet ve hadislerin metnine bağlı kalan, müteşabih ayetleri tevil etmeden kabul eden ilk dönem İslam alimlerinin itikadi yaklaşımıdır.
Mürciye, büyük günah işleyen kimsenin durumunu Allah'a erteleyen, imanı amelden ayrı tutarak günahın imana zarar vermeyeceğini savunan itikadi mezheptir.
İmam Malik tarafından kurulan Maliki mezhebi, dini hükümlerin çıkarılmasında Kur'an ve Sünnet'in yanı sıra Medine halkının uygulamasını temel delil kabul eder.
İmam Cafer-i Sadık'ın içtihatlarına dayanan Caferilik, fıkhi konularda Ehl-i Beyt imamlarının söz ve uygulamalarını temel alan fıkıh ekolüdür.
Abdülkadir Geylani'nin görüşleri etrafında şekillenen Kadirilik, İslam dünyasında kurumsallaşarak ortaya çıkan ilk tasavvufi tarikat kabul edilir.
Bahaeddin Nakşibend tarafından kurulan Nakşibendilik, sesli zikir yerine kalpten yapılan gizli zikri esas alan tasavvufi bir ekoldür.
Tasavvuf düşüncesinde seyr-i sülük, kişinin nefis terbiyesi ve ahlak güzelleştirmesi yoluyla Allah'a yakınlaşması amacıyla çıktığı manevi yolculuğu ifade eder.
Ebu Hanife'nin içtihatlarına dayanan Hanefilik, dini meselelerin çözümünde aklı, kıyası ve istihsanı etkin bir şekilde kullanan re'y ekolünün öncüsüdür.
Cebriyye, insanın hiçbir irade ve seçme hürriyetine sahip olmadığını, tüm fiillerin doğrudan Allah tarafından zorunlu olarak yaptırıldığını savunan itikadi mezheptir.
Tasavvuf tarihinin ilk aşaması olan zühd dönemi, Peygamberimiz ve sahabenin sade yaşam tarzını örnek alarak dünya nimetlerine mesafeli durmayı esas alan süreçtir.
Ahmet Yesevi tarafından kurulan Yesevilik, Türkler arasında İslam dininin ve tasavvuf kültürünün yayılmasında öncü olan ilk Türk tasavvuf ekolüdür. Ahmet Yesevi düşüncelerini Divan-ı Hikmet adlı eserinde Türkçe olarak dile getirmiştir.
Bektaşilik düşüncesinde insan-ı kâmil olma yolunda ilerlemek için şeriat, tarikat, marifet ve hakikatten oluşan dört kapı ile bunlara bağlı kırk makam ilkesi esas alınır. Bu anlayışın temel kılavuzu Hacı Bektaş Veli tarafından yazılan Makâlat adlı eserdir.
Haricilik, Sıffin Savaşı sonrasındaki Hakem Olayı ile ortaya çıkan ve İslam tarihinde siyasi sebeplerle ana bünyeden ayrılan ilk fırkadır. Dini hükümlerde katı biçimde şekilci davranarak kendi görüşlerini benimsemeyenleri tekfir etmişlerdir.
İmam Maturidi tarafından kurulan Maturidiyye, dinin anlaşılmasında akıl ile nakil arasında denge kuran ve Ebu Hanife'nin inançla ilgili görüşlerini sistemleştiren Ehl-i Sünnet ekolüdür. Türk dünyasında en yaygın benimsenen itikadi mezheptir.
Ebü'l-Hasan el-Eş'ari tarafından kurulan Eş'ariyye, inanç esaslarının savunulmasında akla yer vermekle birlikte nassın yani ayet ve hadislerin bağlayıcılığını merkeze alan Ehl-i Sünnet mezhebidir. İyi ve kötünün akılla değil ancak vahiyle bilinebileceğini savunurlar.
Mu'tezile, dinin esaslarını açıklamada aklı ön plana çıkaran itikadi mezheptir. Tevhit, adalet, vaat ve vaid, el-menzile beyne'l-menzileteyn ile emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i an'il-münker olmak üzere beş temel ilkeye dayanır.
Şia mezhebi, Hazreti Muhammed'den sonra Hazreti Ali'nin ve onun soyundan gelenlerin ümmetin meşru lideri yani imamı olduğuna inanan dini ve siyasi oluşumdur. Şiilikte imamet inancı temel inanç esaslarından biri kabul edilir.
Mevlevilik, Mevlana Celaleddin Rumi'nin düşünceleri etrafında oğlu Sultan Veled tarafından sistemleştirilen, ilahi aşk ve insan sevgisini temel alan tasavvufi yorumdur. Mevlevilikte ney eşliğinde yapılan sema ayini, insanın Allah'a yönelişini ve vuslatı simgeler.
Ahi Evran tarafından Anadolu'da kurulup geliştirilen Ahilik, tasavvuf ilkeleri ile esnaf teşkilatlanmasını birleştiren sosyal ve ekonomik bir yapıdır. Ahilikte mesleki eğitimin yanı sıra dürüstlük, cömertlik ve güzel ahlak temel şarttır.
Muhyiddin İbnü'l-Arabî tarafından ortaya koyulan Ekberilik ekolünün temelini vahdet-i vücut anlayışı oluşturur. Bu anlayışa göre mutlak varlık sadece Allah'tır ve evrendeki bütün varlıklar O'nun tecellisinden ibarettir.
İmam Şafii tarafından kurulan Şafii mezhebi, dini hükümler çıkarılırken Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas delillerini sistemli bir hiyerarşiyle uygular. → İmam Şafii, fıkıh usulü ilminin ilk temel eseri sayılan Er-Risale kitabının yazarıdır.
Ahmed b. Hanbel'in içtihatlarına dayanan Hanbeli mezhebi, dini hükümlerde ayet ve hadislerin zahirine sıkı sıkıya bağlı kalıp kıyası en son çare olarak değerlendirir. → Hadise dayalı fıkıh anlayışını temsil eden temel ameli mezheplerdendir.
İtikadi bir mezhep olan Kaderiyye, insanın kendi fiillerinin yaratıcısı olduğunu savunarak ilahi kaderi tamamen reddeder. → İnsana mutlak özgürlük tanıması yönüyle Cebriyye mezhebinin tam zıddı bir tutum sergiler.
Şia ekolünün bir kolu olan İsmailiyye, Kur'an-ı Kerim ayetlerinin görünen anlamlarının dışında gizli ve derin manaları olduğunu savunur. → Bu gizli anlam vurgusu sebebiyle Bâtıniyye olarak da adlandırılır.
Alevilik-Bektaşilik kültüründe toplu ibadetlerde, yemeklerde ve dualarda okunan ritmik ve ahenkli duaya gülbank adı verilir. → Gülbanklar genellikle Hak-Muhammed-Ali dualarıyla başlar veya biter.
Tasavvuf tarihinin üçüncü aşaması olan Tarikatlar Dönemi, tasavvuf düşüncesinin belirli kurallar, tekkeler ve silsileler çerçevesinde kurumsallaştığı dönemdir. → On ikinci yüzyıldan itibaren başlar ve tasavvufun kitlelere yayılmasını sağlar.
Mevlevilik düşüncesinde Mevlana Celaleddin Rumi'nin vefat ettiği gece, Allah'a kavuşma anı kabul edildiği için düğün gecesi anlamına gelen Şeb-i Arus olarak anılır.
Alevilik-Bektaşilikte cem ibadetinin başlayabilmesi için ceme katılan tüm canların birbiriyle helalleşip rızalık vermesi zorunludur. → Üzerinde kul hakkı bulunan veya toplumla küs olan kimseler rızalık almadan ceme katılamaz.
Konuyu Uygulamada Pekiştir

İslam düşüncesinde mezhepler ve tasavvufi yorumlar için 40+ Çıkmış & Özgün Soru

Açıklamalı çözümler, Spaced Repetition tekrar algoritması ve her doğru cevapta +10 XP kazanımı.

Hemen Çöz (+30 XP) ⚡

Örnek Sorular

Doğru cevap ve açıklamalı çözüm efor uygulamasında — reklamsız ve ücretsiz.

1. İslam düşünce tarihinde ortaya çıkan bir itikadi akım, insanın fiillerinde hiçbir irade ve seçme özgürlüğüne sahip olmadığını savunmuştur. Bu anlayışa göre insan, rüzgâr karşısında savrulan kuru bir yaprak gibidir ve yaptığı tüm eylemler ilahi kudretin zorunlu bir sonucudur. İnsana eylemlerin nispet edilmesi ise yalnızca mecazidir. Buna göre, insanın özgürlüğünü ve sorumluluğunu tamamen reddeden bu itikadi mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

  • AMu'tezile
  • BCebriyye
  • CMürci'e
  • DMâtürîdiyye
  • EHaricilik

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

2. Bir kelam dersinde öğretmen, Ehl-i Sünnet'in iki büyük ekolünden biri olan Mâtürîdiyye'nin, Allah'ın sıfatları ve insanın sorumluluğu konularındaki özgün yaklaşımlarını anlatmaktadır. Öğretmen, Mâtürîdiyye'ye göre insanın aklını kullanarak Allah'ın varlığını ve birliğini bulmakla yükümlü olduğunu, ancak dini emir ve yasakların detaylarından sorumlu tutulması için peygamber gönderilmesinin şart olduğunu belirtir. Ayrıca bu ekolün ilahi sıfatlar hususunda Eş'ariyye'den ayrılan belirgin bir mantıksal çizgiye sahip olduğunu vurgular. Buna göre Mâtürîdiyye ekolünün ilahi sıfatlar ve insan sorumluluğuna dair bu yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  • Aİnsanın ahlaki iyiyi ve kötüyü akılla idrak edemeyeceğini, bilginin tek kaynağının nakil olduğunu savunur.
  • BPeygamber tebliğ ulaşmamış kişilerin hiçbir şekilde Allah'ın varlığına inanmakla yükümlü olmadığını kabul eder.
  • CYaratma eylemini ifade eden tekvin sıfatını ezeli ve müstakil bir sıfat olarak değerlendirir.
  • DKader konusunda insanın iradesini tamamen yok sayarak cebir anlayışını benimser.
  • EAkla hiçbir rol vermeyerek nassların sadece zahiri anlamıyla yetinilmesini zorunlu görür.

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

3. 13'üncü yüzyılda Anadolu'da Ahi Evran tarafından teşkilatlandırılan Ahilik geleneğinde; sanat, ticaret ve meslek eğitimi ile tasavvufi ahlak iç içe geçmiştir. Ahi birliklerine girecek adaylarda aranan ahlaki nitelikler ve uyulması gereken kurallar fütüvvetname adı verilen eserlerde detaylıca düzenlenmiştir. Bu metinlerde Ahiliğin kapısını açık tutması gereken ilkeler 'üç açık' şeklinde vurgulanırken; kapalı tutması gereken hususlar da 'üç kapalı' sembolik ifadeleriyle belirtilmiştir. Buna göre Ahilik anlayışında bir Ahinin 'kapalı tutması' tavsiye edilen nitelikler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

  • ABaşkalarının kusurlarını ve mahremiyetini araştırmaktan uzak durmak
  • BYalan, gıybet ve incitici sözlerden dilini korumak
  • CYoksul ve muhtaç kimselere karşı cömert davranıp ikramda bulunmak
  • DKendi iffetini ve namusunu her türlü haramdan muhafaza etmek
  • EÇevresindeki insanların gizli hallerini görmezden gelmeyi başarmak

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

4. İslam düşüncesinde ortaya çıkan mezhepler, devlet başkanlığı ve ümmetin yönetimi (imamet) konusuna farklı açılardan yaklaşmışlardır. Sünni ekoller imameti fıkhi ve içtimai bir mesele olarak görüp ümmetin seçimine veya biatine dayandırırken; Şîa ve onun ameli kolu olan Caferîlik ekolü imameti sıradan bir yönetim meselesi olarak değerlendirmemiştir. Buna göre Caferîlik ekolünün imamet konusundaki temel yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

  • Aİmameti dinin temel inanç esaslarından biri kabul edip imamların masum ve nassla tayin edildiğine inanmak
  • BDevlet başkanının seçimle göreve gelmesini ve ümmetin icmasıyla belirlenmesini dini bir zorunluluk saymak
  • Cİmamet makamını sadece ilk dört halife ile sınırlı tutup sonraki dönemlerde saltanata dönüşmesini onaylamak
  • DDini ve siyasi liderliğin akıl yoluyla herkes tarafından elde edilebilecek bir ehliyet olduğunu savunmak
  • EDevlet liderinin toplumsal barışı sağladığı sürece inanç bakımından bir önem taşımadığını iddia etmek

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

5. Tasavvufta 'hâl' ve 'makam', sâlikin manevi yolculuğunda yaşadığı tecrübelerin niteliğini açıklayan iki temel kavramdır. Hâl; insanın iradesi dışında beliren, kalbe ansızın gelen ve devamlılığı bulunmayan geçici manevi durumlardır. Makam ise sâlikin kendi çabası, nefis terbiyesi ve ibadetleriyle elde ettiği, karakterine yerleşerek kalıcı hale gelen manevi mertebelerdir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir sâlikin ulaştığı 'makam' türünden bir manevi mertebeye örnek gösterilebilir?

  • AZikir esnasında aniden beliren coşku ve vecd hali
  • BNefis terbiyesi neticesinde kalıcı bir tutuma dönüşen sabır ve tevekkül
  • CKalbe sebepsiz yere gelen geçici iç sıkıntısı ve kabz durumu
  • DManevi bir neşe ile kalbin genişlemesi şeklinde hissedilen bast hali
  • EAnlık ilahi tecellilerle kulda meydana gelen muvakkat heybet hissi

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

İslam düşüncesinde mezhepler ve tasavvufi yorumlar sorularını çöz

Bu konunun sorularını açıklamalı çözümleriyle çöz, kavram kartlarıyla tekrar et — XP ve seri kazan. Öğrenciye tamamen ücretsiz ve reklamsız.

Öğrenciye ücretsizReklamsız
App Store & Play Store'da 4.8/5 puan

iPhone, iPad ve Android’de yayında