Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Amaç-sonuç cümlelerinde hedeflenen durum henüz gerçekleşmemiş bir niyet veya tasarıdır. → Cümledeki hedef ifadesinin yerine amacıyla sözcüğü getirildiğinde anlam bütünlüğü korunuyorsa amaç-sonuç ilişkisi vardır.
Kişisel beğeni ve değerlendirme içeren yargılar öznel, kanıtlanabilir ifadeler nesnel nitelik taşır. → Etkileyici veya kusursuz gibi yorum katan nitelemeler cümleyi öznel yapar.
Bir durumun zaman içinde olumlu veya olumsuz yönde adım adım değiştiğini belirten cümlelerde aşamalık anlamı bulunur. → Gittikçe, günden güne ve giderek gibi sözcükler aşamalı değişimi gösterir.
Gerçekleşmemiş bir olayı veya durumu bir an için gerçekleşmiş gibi kabul eden cümleler varsayım ifade eder. → Tut ki, diyelim ki veya farz et ki gibi kalıplar varsayım cümlesi kurar.
Cümle yorumlama sorularında olumlu anlamdan olumsuza ya da olumsuzdan olumluya geçişi sağlayan ifadelere dikkat edilmelidir. → Oysa, ancak, ne var ki ve fakat gibi bağlaçlar düşüncenin anlamsal akışını değiştirir.
Eylemin gerekçesiyle birlikte verildiği ve her iki durumun da gerçekleşmiş olduğu cümlelerdir. → Amaç sonuç cümlelerinden farklı olarak eylemin nedeni kesin olarak yaşanmıştır.
Kötü veya olumsuz bir duruma zamanla alışma, durumu kabullenme ve ona tepki vermez hâle gelme durumudur. → Kanıksama ile kabullenme karıştırılmamalıdır; kanıksamada alıştığı için tepkisizlik esastır.
Başkasına ait bir sözün aktarılırken kendi cümle yapımıza uyarlanarak ifade edilmesidir. → Tırnak içinde aynen aktarılan sözler doğrudan anlatım iken belirtti veya söyledi şeklinde değişenler dolaylı anlatımdır.
Bir sorunu çözmek veya bir durumu daha iyiye götürmek amacıyla sunulan teklif ve tavsiye cümleleridir. → Şikayet veya eleştiriden farklı olarak çözüm yolu sunma amacı taşır.
Bir kişi veya olay hakkında henüz sonuçlanmadan önce olumlu ya da olumsuz yönde verilen kesin hükümlerdir. → Ön yargı sadece olumsuz olmak zorunda değildir; olumlu peşin fikirler de ön yargıdır.
Konu eserde ne anlatıldığını, üslup ise bu konunun nasıl işlendiğini ve yazarın dil kullanım tarzını gösterir. → Nasıl sorusu üslubu, ne anlatıyor sorusu ise içeriği verir.
Sitem bir kişiye duyulan kırgınlığın doğrudan kendisine söylenmesi iken yakınma bu kırgınlığın başkalarına anlatılmasıdır. → Cümlenin muhataba mı yoksa üçüncü bir şahsa mı söylendiğine dikkat edilmelidir.
Pişmanlık yapılan bir eylemden duyulan üzüntü iken hayıflanma yapılmayan bir şey için üzülme durumudur. → Kaçırılan bir fırsat için üzülmek hayıflanma, yapılan bir hata için üzülmek pişmanlıktır.
İki farklı cümleyi tek bir cümlede birleştirirken metindeki tüm unsurlar eksiksiz yer almalı, dışarıdan yeni bir yorum veya veri eklenmemelidir. → Şıklarda orijinal metinde bulunmayan yargılara yer veren seçenekler doğrudan elenmelidir.
Bir kişinin veya kurumun kendi eylemlerini, tutumlarını ya da eksikliklerini olumsuz veya eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmesidir. → Başkalarını değil, doğrudan kişinin veya kurumun kendisini hedef alan değerlendirmeleri kapsar.
Bir durumu, davranışı ya da olayı alışılagelmişin dışında bularak şaşırma ve onu benimseyememe durumunu ifade eden yargılardır. → Zamanla olumsuz duruma alışma anlamına gelen kanıksama kavramının karşıtıdır.
Bir cümlede aynı anlama gelen sözcüklerin ya da gereksiz ifadelerin bulunmaması, düşüncenin en az sözcükle anlatılması durumudur. → Anlamca birbirini kapsayan sözcüklerin aynı cümlede yer alması duruluk ilkesine aykırıdır.
Cümlede doğrudan söylenmediği hâlde bazı sözcük ve eklerden hareketle zihinsel olarak ulaşılan yan anlamlardır. → Örtük anlam sorularında yalnızca cümlede kullanılan ipuçlarından kesin olarak çıkarılabilecek yargılara odaklanılmalıdır.
Olasılık bir durumun gerçekleşme ihtimalini ifade ederken tahmin, mevcut verilere ve sezgilere dayanarak geleceğe dönük akıl yürütmektir. → Olasılık cümlelerinde kesinlik bulunmaz, durumun gerçekleşme ve gerçekleşmeme ihtimali yan yanadır.
Elde bulunan somut bir veriden, gözlemden veya durumdan yola çıkarak mantıksal bir sonuca ulaşma durumudur. → Çıkarım cümleleri dayanağı belli olan zihinsel bir sonuç içerdiği için sebepsiz bir tahminden ayrılır.
En az iki farklı kavram, durum ya da kişinin benzer veya farklı yönleriyle kıyaslandığı cümlelerdir. → İse bağlacı ile en, daha ve kadar gibi sözcükler cümleye karşılaştırma anlamı katar.
Başkasına ait bir sözün hiçbir değişikliğe uğratılmadan, olduğu gibi aktarıldığı cümlelerdir. → Alıntı ifade genellikle tırnak içinde gösterilir ya da cümlenin sonuna virgül konularak aktarılır.
Azımsama bir şeyin miktar veya sayıca az bulunması iken küçümseme bir kişiyi ya da durumu nitelikçe hafife almadır. → Nicelik durumlarında azımsama, nitelik ve değer durumlarında küçümseme kavramı kullanılır.
Bir kişinin kendisine yöneltilen iddiayı, suçlamayı ya da olayı kabul etmeyip reddettiğini belirten cümlelerdir. → Yapılan bir eylemi veya durumu kabul etmeme, inkar etme anlamı taşır.
Bir yapıtın, kişinin ya da durumun olumlu ve olumsuz yönlerinin değerlendirildiği cümlelerdir. → Eleştiri kavramı sadece olumsuz olguları değil, olumlu değerlendirmeleri de kapsar.
Olumsuz bir sonucun doğabileceği düşüncesiyle duyulan huzursuzluğu ve korkuyu ifade eden cümlelerdir. → İleride yaşanabilecek kötü bir duruma dair endişe ve tedirginlik anlamı taşır.