Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Boşluk doldurma sorularında boşluğun öncesindeki ve sonrasındaki cümlelerin mantıksal akışına dikkat edilmelidir. Seçilecek sözcük sadece bulunduğu cümleye değil metnin genel temasına da tam uyum sağlamalıdır.
Cümlede ancak fakat oysa ve aksine gibi karşıtlık belirten unsurlar varsa boşluğa getirilecek sözcük önceki düşüncenin zıddını ifade etmelidir. Bu bağlaçlar anlam akışının yön değiştirdiğini gösterir.
Bir sözcüğün yaygın olarak bilinen temel sözlük anlamı yerine parçadaki özel kullanımı esas alınmalıdır. Cümlenin sunduğu çerçeve sözcüğün kazandığı yeni anlamı tespit etmede en temel rehberdir.
Eş anlamlı görünseler de yakın anlamlı sözcükler birbirinin yerine her zaman kullanılamaz. Cümledeki özneler ve nesneler ile hedeflenen hassas anlam uyumu dikkate alınmalıdır.
Deyimler kalıplaşmış anlatımlar olduğu için deyim içindeki kelimeler eş anlamlılarıyla dahi değiştirilemez. Boşluk doldurma sorularında deyimin özgün kalıbı ve anlamı korunmalıdır.
Bilim sanat veya meslek alanına ait metinlerde geçen sözcükler günlük anlamlarıyla değil terim anlamlarıyla değerlendirilmelidir. Metnin ait olduğu disipline uygun kavramlar seçilmelidir.
Cümlede yer alan olumsuzluk ekleri veya olumsuz anlam taşıyan sözcükler cümlenin genel yargısını etkiler. Boşluğa seçilecek kelimenin cümlenin olumlu ya da olumsuz yapısıyla çelişmemesi gerekir.
Sayesinde sözcüğü olumlu durumlar için tercih edilirken nedeniyle veya yüzünden sözcükleri olumsuz durumlar için kullanılır. → Olumsuz bir sonuç içeren cümlede sayesinde kelimesinin kullanılması anlam uyumsuzluğuna yol açar.
Boşluk doldurma sorularında boşluktan hemen sonra gelen ekler ve edatlar çeldiricileri eler. → Boşluğa getirilecek sözcük, kendisinden sonraki ekin veya edatın istediği hal ekini alabilecek yapıda olmalıdır.
Gelişigüzel sözcüğü baştan savma ve özen göstermeden anlamı taşırken rastgele sözcüğü seçimsiz ve tesadüfi anlamı taşır. → Yakın anlamlı görünen bu iki kelime cümledeki mantıksal kurguya göre birbirinin yerine kullanılamaz.
Metnin genel üslubu nesnel ise boşluğa tarafsız ve kanıtlanabilir sözcükler, öznel ise kişisel yorum içeren sözcükler gelmelidir. → Metnin üslubuna aykırı düşen duygu veya yorum belirten kelimeler elenmelidir.
Sayılabilen ve ölçülebilen durumlar nicel, sayılamayan nitelikler ise nitel anlam taşır. → Boşluğun bulunduğu cümlenin miktar mı yoksa derece ve nitelik mi belirttiği doğru tespit edilmelidir.
Boşluğa getirilecek sözcüğün cümlede halihazırda bulunan başka bir sözcükle aynı anlamı taşımaması gerekir. → Cümlede zaten var olan bir anlamı tekrarlayan seçenekler gereksiz sözcük kullanımına yol açacağı için elenmelidir.
Sözcükler kapsadıkları kavram sayısının genişliğine göre genel veya özel anlamlı olarak sınıflandırılır. → Metnin akışında bir kavramdan onun alt ögelerine geçiliyorsa boşluğa özel anlamlı bir sözcük getirilmelidir.
Tek sözcükle anlatılabilecek bir kavramı birden fazla sözcükle ifade etmeye dolaylama, rahatsız edici kavramları yumuşatarak söylemeye güzel adlandırma denir. → Boşluğun yer aldığı ifadenin edebi veya dolaylı bir anlatım kalıbı oluşturup oluşturmadığı kontrol edilmelidir.
Olasılık sözcüğü bir durumun gerçekleşme ihtimalini, olanak ise bir işi yapabilme imkânını ve elverişli şartları ifade eder. → İmkân ve şart anlamı gereken boşluklara olasılık sözcüğü getirilemez.
Kanıksamak olumsuz veya tekrarlanan bir duruma alışarak tepki vermez hâle gelmeyi, yadsımak ise bir gerçeği reddetmeyi ifade eder. → Metindeki yazar tutumunun kabullenme mi yoksa inkâr mı olduğunu belirlemek bu sözcüklerin seçiminde esastır.
Bir duyuya ait ifadenin başka bir duyuyu tanımlamak için kullanılması duyular arası aktarma olarak adlandırılır. → Keskin koku veya sıcak ses gibi tamlamalarda boşluk doldurulurken kelimelerin duyusal ve mecazi uyumu gözetilmelidir.
Soyut bir kavramın görünür kılınması için somut bir kelimeden yararlanılması somutlama, somut bir kelimenin soyut bir anlam üstlenmesi ise soyutlamadır. → Parçadaki anlatım biçimine göre boşluğa gelecek sözcüğün soyut ya da somut işlevi doğru tespit edilmelidir.
İkilemeyi oluşturan sözcüklerin yerleri değiştirilemez ve aralarına hiçbir noktalama işareti getirilemez. → Boşluk doldurma sorularında ikilemenin bir parçası eksik bırakıldığında kelimenin özgün sırası korunmalıdır.
Etkin kelimesi bir süreçte aktif olan ve faaliyet gösteren unsurları tanımlarken etken kelimesi bir olayın meydana gelmesine yol açan faktör veya neden anlamına gelir. → Bir durumun sebebi anlatılırken etken, aktif rol oynayan öne çıkan öge anlatılırken etkin sözcüğü kullanılır.
Aşkın sözcüğü belirlenmiş sınırları aşan, üstün veya erişilmez olan durumları belirtirken taşkın sözcüğü coşku ya da öfke nedeniyle kontrolden çıkan durumları ifade eder. → Soyut sınırlar için aşkın, denetlenemeyen davranış ve duygular için taşkın kelimesi tercih edilir.
Bir sözcüğün benzetme amacı gütmeden başka bir sözcük yerine kullanılmasına ad aktarması denir. → Cümlede parça-bütün, iç-dış veya yazar-eser gibi mantıksal ilişkiler kurularak kelimeye yeni bir anlam yüklenir.
Cümlede doğrudan ifade edilmeyen ancak bağlamdan ve kullanılan kelimelerin çağrışımından çıkarılan anlam örtük anlam olarak adlandırılır. → Boşluk doldurma sorularında metnin örtük anlamı boşluğa gelecek doğru kelimenin yönünü belirler.
Özgünlük bir eserin ya da sanatçının kendine has ve taklitten uzak olması durumuyken öykünme başkasını taklit etme veya taklit ederek yazma anlamına gelir. → Metinde kendine özgü olma vurgusu varsa özgünlük, başkasının izinden gitme varsa öykünme sözcüğü tercih edilmelidir.
Yalınlık anlatımın süsten ve söz sanatlarından uzak olmasını ifade ederken duruluk metinde gereksiz tek bir sözcüğün bile bulunmaması ilkesidir. → Yalınlık üslup ve edebi sanatlarla, duruluk ise kelime tasarrufu ve gereksiz tekrarla ilgilidir.