Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Psikoloji bireyin zihinsel süreçlerini ve davranışlarını incelerken sosyoloji bireyler arası ilişkileri ve grup yapısını inceler. → İki disiplinin kesişim noktasında bireyin grup içindeki davranışlarını konu edinen sosyal psikoloji yer alır.
Araştırmacının incelediği grubun yaşamına doğrudan katılarak verileri doğal ortamında elde etmesi yöntemine katılımlı gözlem denir. → Araştırmacı veri toplarken grubun doğal işleyişini ve yapısını bozmamaya özen göstermelidir.
Karl Marx toplumsal yapıyı ve değişimi sınıflar arası ekonomik çıkar çatışmaları üzerinden açıklar. → Ona göre ekonomi temelindeki altyapı, din ve hukuk gibi üstyapı kurumlarını şekillendirir.
Herbert Spencer toplumu canlı bir organizmaya benzeterek toplumsal kurumların organlar gibi birbiriyle uyum içinde çalıştığını savunmuştur. → Evrim kuramını topluma uygulayarak sosyal Darwinizm anlayışının temelini atmıştır.
Tarih geçmişte yaşanmış somut ve benzersiz olayları incelerken sosyoloji bu olaylardan hareketle genel kurallara ve tekrarlayan olgulara ulaşmayı amaçlar. → Tarih tekil olay odaklıdır, sosyoloji ise genel olgu odaklıdır.
Mübeccel Kıray hızlı toplumsal değişim sürecinde eski ve yeni yapılar arasında denge kurarak çatışmayı önleyen yapılara tampon kurumlar adını vermiştir. → Türkiye sosyolojisinde toplumsal değişimi açıklayan özgün kavramlardan biridir.
Anket, geniş kitlelerin duygu ve tutumlarını önceden hazırlanmış soru formları vasıtasıyla kısa sürede toplamaya yarayan araştırma tekniğidir. → Araştırma evreninin tamamına ulaşılamadığı durumlarda grubu temsil gücü yüksek bir örneklem seçilir.
Antropoloji insan kültürlerini ve özellikle geleneksel toplumları incelerken sosyoloji daha çok sanayileşmiş ve modern toplum yapılarını araştırır. → Günümüzde iki bilim dalı nitel yöntemler ve kültür analizinde sıklıkla iş birliği yapmaktadır.
Nicel araştırma toplumsal olayları sayısal veriler ve istatistikle açıklarken nitel araştırma derinlemesine görüşmelerle öznel anlamları kavramayı amaçlar. → Sayısal ve ölçülebilir veriler nicel, derinlemesine yorumlamalar nitel araştırmanın alanındadır.
Toplumsal olay yeri ve zamanı belirli somut gelişmeleri ifade ederken, toplumsal olgu aynı türden olayların zaman ve mekandan bağımsız genel adıdır. → Örneğin Fransız İhtilali bir olay, ihtilal kavramı ise bir olgudur.
Sosyoloji olanı olduğu gibi inceleyen pozitif bir bilimdir; toplumsal olaylar hakkında iyi veya kötü biçiminde değer yargısında bulunmaz ve toplumsal kural koymaz.
Monografi, sınırları belirlenmiş tek bir toplumsal birimin veya grubun derinlemesine ve ayrıntılı biçimde incelenmesini sağlayan nitel araştırma yöntemidir. → Kurucusu Frederic Le Play kabul edilir.
Sosyometri, küçük gruplardaki bireyler arasında var olan sempatik ve antipatik ilişkileri, liderlik ve dışlanma gibi duygusal bağları ölçmeye yarayan tekniktir. → Moreno tarafından geliştirilmiştir.
Sosyoloji terimini ilk kez kullanan Auguste Comte, toplumu bilimsel yöntemlerle inceleyen bu disiplini başlangıçta sosyal fizik olarak adlandırmıştır.
İbn-i Haldun, Mukaddeme adlı eserinde toplumların yapısını ve değişimini inceleyerek sosyolojinin kurucu öncülerinden biri olmuş ve toplumsal incelemeye ilm-i umran adını vermiştir.
Emile Durkheim'a göre toplumsal olgular bireyin dışında bulunan, bireye kendini zorla kabul ettiren ve ancak başka bir toplumsal olgu ile açıklanabilen nesnel gerçekliklerdir.
Max Weber sosyolojiyi toplumsal eylemlerin öznel anlamlarını kavramaya çalışan bir bilim olarak tanımlamış ve araştırma süreçlerinde ideal tip kavramını geliştirmiştir.
Türkiye'de akademik sosyolojinin kurucusu sayılan Ziya Gökalp, Emile Durkheim'ın görüşlerinden etkilenmiş ve İstanbul Üniversitesinde ilk sosyoloji kürsüsünü kurmuştur.
Prens Sabahattin, Frederic Le Play'in görüşlerinden hareketle Türkiye'de bireysel teşebbüs ve adem-i merkeziyetçilik fikirlerini savunarak bilimsel sosyoloji geleneğine katkıda bulunmuştur.
C. Wright Mills'e göre sosyolojik imgelem, bireysel sorunlar ile toplumsal yapının ve tarihsel süreçlerin arasındaki ilişkiyi kurabilme yeteneğidir. → Bireyin kişisel dertlerinin arkasındaki toplumsal nedenleri görmesini sağlar.
Sosyoloji, on dokuzuncu yüzyılda Batı Avrupa'da Sanayi Devrimi ve Fransız İhtilali'nin yarattığı hızlı toplumsal değişimler ve bunalımlar sonucunda bir bilim olarak ortaya çıkmıştır.
Auguste Comte'a göre insan düşüncesi ve toplumlar tarihsel süreçte teolojik, metafizik ve pozitif olmak üzere üç temel aşamadan geçmiştir.
Emile Durkheim geleneksel toplum yapısında benzerliklere dayalı mekanik dayanışmanın, modern toplum yapısında ise iş bölümü ve uzmanlaşmaya dayalı organik dayanışmanın görüldüğünü savunur.
Sosyolojik araştırmalarda araştırma konusunu oluşturan grubun tamamına evren, bu evreni temsil etmek üzere seçilen daha küçük gruba ise örneklem denir.
Katılımsız gözlemde araştırmacı, incelediği grubun yaşamına doğrudan dahil olmadan olayları dışarıdan tarafsız bir izleyici olarak kayıt altına alır.
Ekonomi mal ve hizmetlerin üretim, bölüşüm ve tüketim süreçlerini incelerken; sosyoloji bu faaliyetlerin toplumsal yapı ve insan ilişkileri üzerindeki etkilerini konu edinir.
Hukuk toplumsal düzeni sağlayan yazılı kuralları normatif yani kural koyucu olarak incelerken; sosyoloji bu kuralların toplumsal kaynağını ve uygulamadaki durumunu araştırır.
Hilmi Ziya Ülken, Türkiye'de sosyoloji tarihinin kurumsallaşması ve Türk düşünce tarihinin sosyolojik açıdan incelenmesi üzerine öncü çalışmalar yapmış Türk sosyologdur.