Cumhuriyet Tarihi

Atatürk dönemi Türk dış politikası

YKS · AYT · AYT Tarih-2

Bu konu başka derslerde de var: AYT Tarih-1

⚡ Hızlı Özet

1938 yılında kurulan Hatay Bağımsız Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, ilk başbakanı ise Abdurrahman Melek olmuştur.

Hap Bilgiler

Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.

1938 yılında kurulan Hatay Bağımsız Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, ilk başbakanı ise Abdurrahman Melek olmuştur.
Türkiye, savunmaya dayanmayan savaşı kanun dışı sayan Briand Kellogg Paktı'na 1929 yılında katılarak uluslararası barışa verdiği önemi göstermiştir.
İtalya'nın Akdeniz'deki yayılmacı tehdidine karşı 1936 yılında İngiltere, Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında Akdeniz Paktı kurulmuştur.
1934 yılında kurulan Balkan Antantı'na Bulgaristan revizyonist politikaları, Arnavutluk ise İtalya'nın baskısı altında bulunması nedeniyle katılmamıştır.
1937 yılında Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan Sadabat Paktı'na Suriye, Türkiye ile yaşadığı Hatay sorunu sebebiyle katılmamıştır.
Türkiye, Fener Rum Patrikhanesi'nin ekümenik ve siyasi yetki iddialarını reddederek kurumun Türkiye sınırları içinde sadece dini bir merkez olarak kalmasını sağlamıştır.
Türkiye, 1932 yılında toplanan Cenevre Silahsızlanma Konferansı'na katılarak devletlerin eşit şartlarda silahsızlanmasını savunmuş ve dünya barışına destek vermiştir.
Türk dış politikası 1923 ile 1930 yılları arasında Lozan Antlaşması'ndan kalan sorunları çözmeye odaklanmış, 1930 sonrasında ise yaklaşan İkinci Dünya Savaşı tehdidine karşı bölgesel ittifaklar kurmaya yönelmiştir.
İtalya'nın Akdeniz'deki denizaltı korsanlığına karşı 1937 yılında düzenlenen Nyon Konferansı'na katılan Türkiye, Akdeniz güvenliği için devriye görevinde yer almıştır.
Türkiye Lozan sonrasında yabancı okullar konusunu bağımsızlık ilkesi gereği bir iç mesele saymış ve dış müdahalelere kapatmıştır. → Bu konu Türkiye'nin Lozan Antlaşması sonrasında dış politikada kazandığı ilk diplomatik başarıdır.
Türk ve Fransız gemilerinin Ege Denizi'nde çarpışması üzerine çıkan anlaşmazlık Lahey Adalet Divanı'na taşınmış ve Türk mahkemelerinin yargı yetkisi kabul edilmiştir. → Davada Türkiye'yi Adalet Bakanı Mahmut Esat Bey başarıyla temsil etmiştir.
İngiltere ile yaşanan Musul meselesi sırasında doğuda çıkan Şeyh Sait İsyanı Türkiye'nin askeri harekat imkanını engellemiştir. → 1926 Ankara Antlaşması ile Musul Irak'a bırakılmış ve Misakımilli sınırlarından taviz verilmiştir.
Yunanistan ile yaşanan yerleşik halk krizinde İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri etabli sayılarak mübadele dışında tutulmuştur. → 1930 Ahali Sözleşmesi ile çözülen bu kriz Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkileri yumuşatmıştır.
Türkiye dünya barışına katkı sağlamak amacıyla 1932 yılında Milletler Cemiyeti'ne katılmıştır. → Türkiye bu örgüte kendi başvurusuyla değil İspanya ve Yunanistan'ın resmi teklifiyle davet edilerek giren tek devlettir.
Almanya ve İtalya'nın yayılmacı politikalarına karşı Batı sınırını korumak için 1934 yılında Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında kurulmuştur. → Revizyonist hedefleri olan Bulgaristan ile İtalya etkisindeki Arnavutluk bu pakta katılmamıştır.
Lozan Antlaşması'nda kurulan uluslararası Boğazlar Komisyonu kaldırılarak Boğazların komuta ve savunma yetkisi tamamen Türkiye'ye devredilmiştir. → Türkiye İkinci Dünya Savaşı öncesinde Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini diplomasiyle tescillemiştir.
İtalya'nın Habeşistan'ı işgali üzerine Doğu sınırının güvenliğini sağlamak için 1937 yılında Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır. → Türkiye ile arasında Hatay sorunu bulunan Suriye bu pakta dahil olmamıştır.
Milletler Cemiyeti tarafından hazırlanan Sandler Raporu doğrultusunda Hatay'da özerk bir yönetim kurulmuş ve 1938 yılında bağımsız Hatay Devleti faaliyete geçmiştir. → Atatürk'ün kişisel çabalarıyla yürütülen süreç sonunda Hatay 1939 yılında anavatana katılmıştır.
Osmanlı Devleti'nden kalan borçların ödenmesinde Fransız frangının değer kaybetmesi sebebiyle en çok kriz Fransa ile yaşanmıştır. → 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrası Türkiye borç ödemelerinde Hoover Moratoryumu imkanlarından yararlanmıştır.
Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 1925 yılında imzalanan Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması ile taraflar birbirlerine karşı kurulacak ittifaklara katılmamayı taahhüt etmiştir. → Türkiye bu antlaşma ile Musul Meselesi sürecinde İngiltere'ye karşı diplomatik bir denge sağlamıştır.
Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne standart üyelik başvurusu yapmak yerine İspanya ve Yunanistan'ın teklifi üzerine cemiyetin özel daveti ile katılan tek devlettir. → Bu durum Türkiye'nin uluslararası alandaki saygınlığını ve bağımsız devlet anlayışını gösterir.
Türkiye ve Yunanistan arasında 1930 yılında imzalanan Ahali Sözleşmesi ile nüfus mübadelesi sorunu çözüme kavuşturulmuştur. → Bu antlaşmanın ardından Yunanistan Başbakanı Venizelos Türkiye'yi ziyaret etmiş ve ikili ilişkilerde yumuşama dönemi başlamıştır.
1932 yılında Türkiye ile İran arasında imzalanan Sınır Antlaşması ile Ağrı İsyanları sonrasında ortaya çıkan güvenlik açığı kapatılmıştır. → Antlaşma kapsamında yapılan toprak değişimi ile Küçük Ağrı Dağı Türkiye sınırlarına katılmıştır.
Türkiye Lozan sonrasında yabancı okullarda Türkçe, Tarih ve Coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından Türkçe okutulması zorunluluğunu getirmiştir. → Bu kurala uymayan veya Türk müfettişlerin denetimini kabul etmeyen yabancı okullar kapatılmıştır.
1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye Boğazlar bölgesini silahlandırma ve asker bulundurma hakkını tam olarak elde etmiştir. → İtalya Akdeniz'deki revizyonist politikaları sebebiyle sözleşmeyi iki yıl sonra imzalamıştır.
Mustafa Kemal Atatürk'ün Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz diyerek şahsi meselesi saydığı Hatay, 1939 yılında Hatay Meclisinin oy birliği kararıyla Türkiye'ye katılmıştır. → Bu gelişme Türk dış politikasının Atatürk dönemindeki hedeflerinin son büyük başarısıdır.
Türkiye, 1929 yılında Sovyetler Birliği öncülüğünde hazırlanan ve Briand-Kellogg Paktı ilkelerini Doğu Avrupa'da yürürlüğe koyan Litvinov Protokolü'ne katılmıştır. → Bu adım Türkiye'nin bölgesel barışı destekleme ve Sovyetler ile dostluk ilişkilerini koruma amacını yansıtır.
Konuyu Uygulamada Pekiştir

Atatürk dönemi Türk dış politikası için 40+ Çıkmış & Özgün Soru

Açıklamalı çözümler, Spaced Repetition tekrar algoritması ve her doğru cevapta +10 XP kazanımı.

Hemen Çöz (+30 XP) ⚡

Örnek Sorular

Doğru cevap ve açıklamalı çözüm efor uygulamasında — reklamsız, ücretsiz başla.

1. Lozan Barış Antlaşması'nda Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakılan Irak sınırı ve Musul meselesini çözmek amacıyla 1924 yılında İstanbul'da bir konferans toplanmıştır. Türkiye'yi Ali Fethi Bey'in temsil ettiği bu konferansta Türk tarafı, Musul ve Kerkük'ün nüfus ve tarih bakımından Türkiye'ye ait olduğunu savunmuştur. Buna göre, bahsedilen diplomatik görüşmeler aşağıdakilerden hangisidir?

  • ALondra Konferansı
  • BParis Konferansı
  • CHaliç Konferansı
  • DBern Konferansı
  • ENyon Konferansı

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

2. 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, Fener Rum Patriği VI. Konstantinos'un mübadele dışı tutulma (etabli) şartlarını taşımadığı gerekçesiyle sınır dışı edilmesine karar vermiştir. Yunanistan bu durumu uluslararası bir krize dönüştürerek konuyu Milletler Cemiyetine taşımak istemiştir. Türkiye ise patrikhanenin Türk kanunlarına tabi dini bir kurum olduğunu ve bu durumun iç işlerine müdahale sayılamayacağını bildirmiştir. Buna göre, Türkiye'nin bu kriz karşısındaki tutumu aşağıdakilerden hangisini doğrudan korumaya yöneliktir?

  • AUluslararası askeri ittifak yapılarını
  • BUlusal egemenlik ve iç hukuk yetkisini
  • CBölgesel askeri ve siyasi üstünlük kurma hedeflerini
  • DSınır ötesi ticari ve ekonomik imtiyaz haklarını
  • EOsmanlı Devletinden kalan dış borç takvimini

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

3. 1932 yılında İsviçre'nin Cenevre kentinde toplanan Uluslararası Silahsızlanma Konferansı'na Türkiye, henüz Milletler Cemiyetine üye olmadığı halde davet edilmiştir. Konferansta söz alan Türk heyeti başkanı Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, dünyada kalıcı barışın sağlanması için bütün devletlerin eşit oranlarda silahsızlanması gerektiğini savunmuş, yalnızca belirli devletlerin silah kontrolüne tabi tutulmasının barışa katkı sağlamayacağını vurgulamıştır. Buna göre, Türkiye'nin Cenevre Silahsızlanma Konferansı'ndaki tutumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

  • ASadece büyük devletlerin silahlanma hakkını desteklemiştir.
  • BBölgesel savunma paktlarından tamamen çekilmeyi hedeflemiştir.
  • CManda ve vesayet rejimlerinin yaygınlaşmasını arzulamıştır.
  • DUluslararası ilişkilerde askeri güç kullanımını teşvik etmiştir.
  • EDevletler arası eşitlik ve evrensel barış ilkesini gözetmiştir.

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

4. 1928 yılında Afganistan Kralı Amanullah Han ve eşi Kraliçe Süreyya, Türkiye Cumhuriyeti'ni resmen ziyaret etmiştir. Bu ziyaret, Türkiye Cumhuriyeti'ni ziyaret eden ilk yabancı devlet başkanı düzeyinde bir ziyaret olması bakımından tarihsel önem taşımaktadır. Ziyaret sırasında Türkiye'nin modernleşme tecrübesi incelenmiş ve ikili ilişkiler geliştirilmiştir. Buna göre, söz konusu ziyaret Atatürk Dönemi Türk dış politikası açısından aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?

  • ABatı devletlerine karşı geniş kapsamlı askeri bir saldırı paktı kurulduğunun
  • BTürkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uluslararası diplomasiden tamamen izole edildiğinin
  • CLozan Barış Antlaşması ile belirlenen milli sınırların yeniden tartışmaya açıldığının
  • DTürkiye'nin Doğu dünyasındaki saygınlığının ve örnek model konumunun
  • EMilletler Cemiyeti Güvenlik Konseyinin daimi üyeliğine oy birliğiyle seçildiğinin

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

5. 20 Temmuz 1936 tarihinde imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar Komisyonu kaldırılarak tüm yetkiler Türkiye'ye devredilmiştir. Antlaşmada barış zamanında ticaret gemilerinin geçiş serbestliği korunurken savaş gemilerinin geçişi konusunda Karadeniz'e kıyıdaş olan ve olmayan devletler arasında belirgin farklar gözetilmiştir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin aşağıdaki maddelerinden hangisi doğrudan Karadeniz'in güvenliğini ve kıyıdaş devletlerin dengesini korumayı amaçlamaktadır?

  • ATicaret gemilerinin Boğazlardan gece geçişinin tamamen yasaklanması
  • BKıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemilerine tonaj ve süre sınırlaması getirilmesi
  • CBoğaz geçiş ücretlerinin yalnızca altın franka göre tahsil edilmesi
  • DBoğazlar bölgesindeki sivil yerleşim yerlerinin boşaltılması zorunluluğu
  • ETüm yabancı gemilerin Türk kaptan kılavuzluğunda geçme zorunluluğu

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

Atatürk dönemi Türk dış politikası sorularını çöz

Bu konunun sorularını açıklamalı çözümleriyle çöz, kavram kartlarıyla tekrar et. Ücretsiz başla. 10. soruda bırakmak istemeyeceksin. Her gün 10 soru bizden. Sınırsız çalışmak için talebini aç ya da PRO ol.

Ücretsiz başlaReklamsız
App Store'da 4,8/5 · 15 değerlendirme

iPhone, iPad ve Android’de yayında