Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım bağımsız olmuş ve Osmanlı Devleti ilk defa halkı Müslüman olan bir toprağını kaybetmiştir. Osmanlı Padişahı, Kırım halkıyla dini bağları korumak amacıyla halifelik makamının siyasi gücünden ilk kez bu antlaşmada yararlanmıştır.
1829 Edirne Antlaşması ile Yunanistan bağımsızlığını kazanmış ve Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsız olan ilk azınlık olmuştur. → Sırplar imtiyaz ve özerklik kazanan ilk topluluk iken bağımsızlığa ulaşan ilk topluluk Yunanlar olmuştur.
II. Mahmut Dönemi'nde ayanlarla imzalanan 1808 Sened-i İttifak ile Osmanlı tarihinde padişahın yetkileri ilk kez kısıtlanmıştır. Bu belge, mutlak otoritenin sınırlandırılması bakımından Türk demokrasi tarihinin ilk adımı kabul edilir.
1839 Tanzimat Fermanı ile Osmanlı Devleti'nde kanun üstünlüğü ilkesi kabul edilmiş ve padişah kendi gücünün üstünde kanun gücünün bulunduğunu onaylamıştır. Ferman ile din ve ırk farkı gözetilmeksizin tüm tebaaya can, mal ve namus güvenliği garantisi verilmiştir.
Osmanlı Devleti, 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında İngiltere'den ilk kez dış borç almıştır. Savaş sonrası imzalanan 1856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altına alınmıştır.
1876 yılında ilan edilen Kanun-ı Esasi ile Osmanlı Devleti'nin ilk yazılı anayasası yürürlüğe girmiş ve meşrutiyet yönetimine geçilmiştir. Böylece Osmanlı halkı Mebusan Meclisi aracılığıyla ilk kez kısıtlı da olsa yönetime katılma hakkı elde etmiştir.
1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsızlık kazanarak Osmanlı Devleti'nden ayrılmıştır. Ayrıca Ermeni meselesi ilk kez uluslararası hukuki bir metinde yer alarak diplomasi alanına taşınmıştır.
1909 yılında meydana gelen 31 Mart Vakası, Osmanlı tarihinde mevcut anayasal rejime ve meşrutiyet düzenine karşı çıkarılan ilk ayaklanmadır. İsyan, Mustafa Kemal'in Kurmay Başkanı olduğu Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır.
Osmanlı Devleti'nin aldığı dış borçları ödeyemeyerek iflasını açıklaması üzerine 1881 Muharrem Kararnamesi yayımlanmış ve Düyun-ı Umumiye İdaresi kurulmuştur. Bu kurum ile alacaklı devletler Osmanlı Devleti'nin temel gelir kaynaklarına el koyarak ekonomik bağımsızlığını fiilen sona erdirmiştir.
1833 Hünkâr İskelesi Antlaşması ile Osmanlı Devleti Boğazlar üzerindeki egemenlik hakkını tek başına son kez kullanmış ve bu antlaşmayla Boğazlar Meselesi uluslararası bir sorun hâline gelmiştir.
1838 Balta Limanı Ticaret Sözleşmesi ile İngiltere'ye geniş ticari imtiyazlar verilmiş, iç gümrük vergilerinin kaldırılması yerli tüccarın rekabet gücünü kırarak Osmanlı ekonomisini dışa bağımlı hâle getirmiştir.
II. Mahmut Dönemi'nde 1826 yılında Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, yeniliklerin önündeki en büyük engel ortadan kaldırılarak yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni bir ordu kurulmuştur.
Kırım Savaşı sonrası imzalanan 1856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti ilk kez bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin ortak garantisi altına alınmıştır.
1878 Berlin Kongresi öncesinde Osmanlı Devleti, Rus tehdidine karşı İngiltere'nin desteğini alabilmek amacıyla Kıbrıs adasının yönetimini geçici olarak İngiltere'ye devretmiştir.
II. Abdülhamit Dönemi'nde devletin dağılmasını önlemek amacıyla Müslümanları Osmanlı halifesi etrafında birleştirmeyi hedefleyen İslamcılık politikası temel devlet siyaseti olarak uygulanmıştır.
1908 yılında İngiltere ile Rusya arasında gerçekleşen Reval Görüşmelerinde Osmanlı topraklarının paylaşılması planına tepki gösteren İttihatçılar, II. Meşrutiyet'in ilan edilmesini sağlamıştır.
1912 Uşi Antlaşması ile Trablusgarp ve Bingazi İtalya'ya bırakılmış, böylece Osmanlı Devleti Kuzey Afrika'daki son toprak parçasını kaybetmiştir.
I. Balkan Savaşı'ndaki yenilgiyi gerekçe gösteren İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1913 Bab-ı Ali Baskını adıyla Osmanlı tarihindeki ilk hükûmet darbesini gerçekleştirerek yönetimi tamamen ele geçirmiştir.
I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan 1913 Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin batı sınırı Midye-Enez çizgisine çekilmiş ve Edirne dâhil Doğu Trakya kaybedilmiştir.
1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar uluslararası bir statü kazanmış ve Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki tek taraflı egemenlik hakkı sona ermiştir. → Boğazlar ilk kez uluslararası bir konferansta ortak statüye bağlanmıştır.
1878 yılında Rusya ile imzalanan Ayastefanos Antlaşması, Avrupalı devletlerin baskısı sonucu yürürlüğe girmeyerek Osmanlı tarihinde hukuken geçersiz sayılan ilk antlaşma olmuştur. → İkinci geçersiz antlaşma ise Sevr Antlaşması'dır.
II. Mahmut Dönemi'nde Divan-ı Hümayun kaldırılarak yerine modern bakanlıklar niteliğindeki Nezaretler kurulmuş ve Sadrazamlık makamı Başvekalete dönüştürülmüştür. → Ayrıca köy ve mahallelerde ilk kez muhtarlık teşkilatı oluşturulmuştur.
II. Mahmut Dönemi'nde 1831 yılında çıkarılan Takvim-i Vekayi, Osmanlı Devleti'nin ilk resmi gazetesi olup devlet reformlarını ve kanunları halka duyurmayı amaçlamıştır.
Osmanlı Devleti 1878 yılında imzaladığı Halepa Fermanı ile Girit Rumlarına geniş özerklik hakları tanımıştır. → Bu ferman, Girit'in Osmanlı idaresinden ayrılmasına zemin hazırlayan ilk resmi belgedir.
Balkan devletlerinin kendi aralarındaki anlaşmazlığı fırsat bilen Osmanlı Devleti, II. Balkan Savaşı'na katılarak Edirne ve Kırklareli'ni Bulgaristan'dan geri almıştır. → Savaş sonrası Bulgaristan ile imzalanan 1913 İstanbul Antlaşması ile Doğu Trakya sınırı kesinleşmiştir.
III. Selim Dönemi'nde Batı tarzında kurulan ilk ordu Nizam-ı Cedit olmuş, bu ordunun masraflarını karşılamak için İrad-ı Cedit hazinesi oluşturulmuştur. → Yapılan yenilikler 1807 Kabakçı Mustafa İsyanı ile sona ermiştir.
Paris Kongresi öncesinde ilan edilen Islahat Fermanı, doğrudan gayrimüslim tebaanın haklarını genişletmeyi ve Avrupalı devletlerin iç işlere karışmasını önlemeyi hedeflemiştir. → Tanzimat Fermanı'ndan farklı olarak gayrimüslimlere devlet memuru ve il genel meclisi üyesi olma hakkı verilmiştir.