Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Mustafa Kemal Paşa, Samsun ve çevresindeki asayişsizliği gidermek ve halkın elindeki silahları toplamak amacıyla Dokuzuncu Ordu Müfettişi sıfatıyla göreve atanmıştır. → Görev yetkisi sivil makamlara da emir verebilecek kadar geniş tutulmuştur.
Amasya Genelgesi'ni kişisellikten çıkarmak ve milli mücadeleye mal etmek amacıyla Mustafa Kemal Paşa dışında Rauf, Refet, Ali Fuat ve Kazım Karabekir gibi komutanların da onayı alınmıştır.
Milli bir kurulun oluşturulması fikri ilk kez Amasya Genelgesi'nde dile getirilmiştir. → Temsil Heyeti bu karar doğrultusunda ilk olarak Erzurum Kongresi'nde bölgesel nitelikte kurulmuştur.
Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünüp parçalanamaz ilkesi doğrultusunda milli sınır kavramından ilk kez Erzurum Kongresi kararlarında bahsedilmiştir.
Erzurum Kongresi'nde İstanbul Hükümeti'nin faaliyetlerini denetlemek amacıyla Mebusan Meclisinin derhal toplanması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Sivas Kongresi'nde milli mücadelenin haklılığını duyurmak ve halkı doğru bilgilendirmek amacıyla İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarılması kararlaştırılmıştır.
Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti ile İstanbul Hükümeti arasında varılan uzlaşmalardan sadece Mebusan Meclisinin toplanması kararı İstanbul Hükümeti tarafından kabul edilerek uygulanmıştır.
İtilaf Devletleri'nin 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal edip Mebusan Meclisini kapatması, Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasına doğrudan zemin hazırlamıştır.
Mustafa Kemal Paşa'nın katıldığı son kongre olan Pozantı Kongresi, Adana ve çevresindeki Fransız işgaline karşı Güney Cephesi'nin örgütlenmesinde önemli rol oynamıştır.
Amasya Genelgesi'nde yer alan milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır maddesi, Millî Mücadele'nin amaç ve yöntemini belirtirken ilk kez üstü kapalı olarak ulusal egemenlikten bahsetmiştir.
Havza Genelgesi, Mustafa Kemal Paşa'nın işgallere karşı yayımladığı ilk genelge olup halkta millî bilinci uyandırmak amacıyla mitingler düzenlenmesini istemiştir. → İşgallere karşı ilk açık tepkidir.
Erzurum Kongresi toplanış amacı ve şekli bakımından bölgesel, aldığı kararlar ve temsil niteliği bakımından ulusal bir kongredir.
Manda ve himaye fikri ilk kez Erzurum Kongresi'nde reddedilmiş, Sivas Kongresi'nde ise kesin olarak reddedilerek ulusal bağımsızlık ilkesinden taviz verilmeyeceği netleşmiştir.
Sivas Kongresi sonrasında Temsil Heyeti'nin Ali Fuat Paşa'yı Batı Cephesi Genel Komutanlığına ataması, Temsil Heyeti'nin bir hükümet gibi hareket ederek ilk kez yürütme yetkisini kullandığını gösterir.
Sivas Kongresi'nin toplanmasını engelleyemeyen Damat Ferit Paşa Hükümeti'nin istifa etmek zorunda kalması, Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümeti'ne karşı kazandığı ilk siyasi başarıdır.
Amasya Görüşmeleri ile İstanbul Hükümeti temsilcisi Salih Paşa'nın Temsil Heyeti ile masaya oturması, İstanbul Hükümeti'nin Temsil Heyeti'ni hukuken ve resmen ilk kez tanıdığını gösterir.
Son Osmanlı Mebusan Meclisinde kabul edilen Misakımillî kararları tamamen ulusal bağımsızlık ve ülke sınırları üzerine odaklanmıştır. → Misakımillî metninde ulusal egemenlik veya rejim değişikliğine dair hiçbir ifade yer almaz.
Sivas Kongresi'nde ülkedeki bütün bölgesel yararlı cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında birleştirilerek Millî Mücadele tek bir merkezden yönetilmeye başlanmıştır.
Temsil Heyeti'nin Ankara'yı merkez seçmesinde kentin demiryolu ve haberleşme ağına sahip olması, işgale uğramamış bulunması ve Batı Cephesi'ne yakınlığı belirleyici olmuştur.
Amasya Genelgesi Mustafa Kemal, Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Cebesoy tarafından imzalanmış, Kâzım Karabekir ve Mersinli Cemal Paşa tarafından telgrafla onaylanmıştır. → İsmet İnönü Amasya Genelgesi'ni onaylayan komutanlar arasında yer almaz.
Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesi sonrasında İstanbul Hükümeti'nin geri çağırma emri üzerine Erzurum Kongresi öncesinde resmi görevinden ve askerlik mesleğinden istifa etmiştir. → Bu durum Mustafa Kemal Paşa'nın sivil olarak yürüttüğü ilk çalışmanın Erzurum Kongresi olduğunu gösterir.
Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri Batı Anadolu'da Yunan işgaline karşı bölgesel savunmayı örgütlemek amacıyla toplanmış ve padişaha bağlılık bildirilmiştir. → Bu kongrelerde ulusal egemenlik vurgusu yapılmamış ve Mustafa Kemal Paşa bu kongrelere katılmamıştır.
Erzurum Kongresi'nde oluşturulan dokuz kişilik Temsil Heyeti sadece Doğu Anadolu'yu temsil ederken Sivas Kongresi'nde üye sayısı artırılarak tüm yurdu temsil eder hale getirilmiştir. → Temsil Heyeti meclis açılıncaya kadar milli mücadelenin yürütme organı olarak görev yapmıştır.
Misakımillî kararlarında Kars, Ardahan, Batum, Batı Trakya ve Arap topraklarının geleceğinin belirlenmesi için serbestçe halk oylaması yapılması öngörülmüştür. → Türk nüfusun çoğunlukta olduğuna güvenildiği için bu bölgelerde referandum yapılması istenmiştir.
Milli ve ekonomik gelişmemizi engelleyen siyasi, adli ve mali sınırlamaların yani kapitülasyonların kaldırılması gerektiği ilk kez Misakımillî kararlarında kesin olarak vurgulanmıştır. → Kapitülasyonların reddedilmesi kararı Erzurum veya Sivas Kongrelerinde değil Misakımillî'de yer alır.
Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Mustafa Kemal Paşa'nın talebine rağmen Müdafaa-i Hukuk Grubu yerine Rauf Bey başkanlığında Felah-ı Vatan Grubu kurulmuştur. → Misakımillî kararlarının mecliste kabul edilmesini sağlayan grup Felah-ı Vatan Grubudur.
Amerika Birleşik Devletleri adına Doğu Anadolu'da incelemelerde bulunan General Harbord, raporunda bölgede Türk nüfusunun çoğunlukta olduğunu ve Ermeni iddialarının asılsız olduğunu belirtmiştir. → Bu rapor Milli Mücadele'nin haklılığını uluslararası alanda ortaya koyan ilk belgelerdendir.
Mondros Mütarekesi sonrasında Doğu Anadolu'da işgallere karşı ilk bölgesel örgütlenmeyi başlatan Kars İslam Şurası, Milli Mücadele döneminin ilk kongresini düzenleyen yapıdır. → Kars İslam Şurası daha sonra geçici bir hükümet de kurarak bölgesel yönetimi üstlenmiştir.