Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Osmanlı Devleti'nde gelirlerine göre ayrılan dirlik topraklarından has üst düzey yöneticilere, zeamet orta düzey memurlara, tımar ise savaşta yararlılık gösteren asker ve görevlilere verilirdi. → Tımar sahipleri topladıkları vergi karşılığında cebelü adı verilen atlı asker yetiştirmek zorundaydı.
Hristiyan ailelerden alınan çocukların Türk ve İslam kültürünü öğrenmeleri sağlanarak askerlik ile bürokrasiye kazandırılması esasına dayanır. → Bu zeki çocukların üst düzey devlet adamı olarak yetiştirildiği saray mektebine Enderun denirdi.
Osmanlı Devleti'nde toprağını mazeretsiz olarak üst üste üç yıl boş bırakan köylüden alınan cezai nitelikteki vergidir. → Bu vergi ile tarımsal üretimde sürekliliğin korunması amaçlanmıştır.
Osmanlı Devleti'nde askerlik çağına gelmiş sağlıklı Gayrimüslim erkeklerden askerlik hizmeti yapmamaları karşılığında yıllık olarak alınan baş vergisine cizye denir. → Kadınlar, çocuklar, din adamları ve yaşlılar bu vergiden muaf tutulmuştur.
Fatih Sultan Mehmet döneminde hazırlanan ve devletin idari yapısını, veraset usulünü ve kardeş katli ilkesini hukuki kurala bağlayan ilk yazılı Osmanlı kanunnamesidir. → Padişahın örfi hukuk koyma yetkisinin en belirgin göstergesidir.
Osmanlı Devleti'nde tüketiciyi korumak ve haksız rekabeti önlemek amacıyla devletin çarşı ve pazardaki malların tavan fiyatını belirleme usulüne narh denir. → Özellikle kıtlık, savaş ve enflasyon dönemlerinde sıkça uygulanmıştır.
Osmanlı Devleti'nde toplumun ırk veya dil temelinde değil, mensup olunan din ve mezhep esasına göre gruplandırılarak yönetilmesidir. → Gayrimüslim topluluklar kendi dini liderlerinin idaresinde iç işlerinde serbest bırakılmıştır.
Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul'da açılan ve Osmanlı Devleti'nin yükseköğretim düzeyinde eğitim veren en prestijli medreselerinden biridir. → Bu medreseye öğrenci yetiştirmek amacıyla hazırlık seviyesinde Tetimme medreseleri kurulmuştur.
Padişahtan sonra en yetkili devlet adamı olan sadrazam, padişah sefere katılmadığı zamanlarda orduya komutanlık ederken Serdar-ı Ekrem unvanını alırdı. → Sadrazam padişahın mutlak vekili olup padişahın mührünü taşırdı.
Osmanlı Devleti'nde savaş veya doğa felaketi gibi olağanüstü durumlarda halktan nakit veya ayni olarak toplanan geçici vergidir. → Zamanla devletin mali sıkıntıları nedeniyle sürekli bir vergi haline gelmiştir.
Osmanlı devlet bürokrasisi; seyfiye idari ve askeri, ilmiye din, adalet ve eğitim, kalemiye ise bürokrasi ve finans işlerinden sorumlu üç ana sınıfa ayrılmıştır. Sadrazam seyfiye, şeyhülislam ilmiye, nişancı ve defterdar ise kalemiye sınıfının en üst düzey temsilcilerindendir. → Şeyhülislam ve sadrazam doğrudan padişaha karşı sorumludur.
Devletin nakit para ihtiyacını karşılamak için eyalet gelirlerini ihale usulüyle mültezimlere kiralama yöntemine iltizam denir. On yedinci yüzyıldan itibaren bu ihalelerin mültezimlere hayat kaydıyla verilmesine ise malikane sistemi adı verilmiştir. → Malikane sistemi taşrada ayan denilen yerel güçlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
Osmanlı esnaf ve zanaatkarlarının oluşturduğu mesleki örgüte lonca denir. Dükkan açma yetkisine gedik denirken malın tavan satış fiyatının devlet tarafından belirlenmesine narh sistemi adı verilir. → Lonca teşkilatına Gayrimüslim esnaflar da üye olabilirken Ahilik sadece Müslüman esnaflara açıktır.
Osmanlı hukuku; İslami kurallara dayanan şer'i hukuk ve padişah fermanları ile geleneklerden oluşan örfi hukuk olmak üzere ikiye ayrılır. Örfi hukuk kuralları hiçbir şekilde şer'i hukuka aykırı olamaz ve kanunname çıkarma yetkisi sadece padişaha aittir. → Kadıların kararlarına yapılan itirazlar Divan-ı Hümayun seviyesinde incelenir.
Savaşta elde edilen esirlerin beşte birinin devlet hizmetine ve askerliğe alınması esasına dayanan sisteme pençik sistemi denir. Birinci Murat döneminde uygulanan bu sistem daha sonra uygulanacak devşirme sisteminin temelini oluşturmuştur. → Pençik sistemi savaş esirlerine dayanırken devşirme sistemi Osmanlı tebaası olan Hristiyan çocuklara uygulanır.
Müslüman çiftçilerden alınan ürün vergisine öşür, Gayrimüslimlerden alınan ürün vergisine haraç ve Gayrimüslim erkeklerin askerlik yapmamaları karşılığında ödedikleri baş vergisine cizye denir. Olağanüstü hallerde toplanan vergilere ise avarız adı verilmiştir. → Cizye vergisi kadınlardan, çocuklardan, din adamlarından ve muhtaçlardan alınmaz.
Kişilerin mülklerini kamu yararına ve sosyal hizmetlere ebedi olarak tahsis etmesine vakıf sistemi denir. Vakıflar sayesinde eğitim, sağlık, imar ve bayındırlık hizmetleri devlet hazinesine yük olmadan yürütülmüştür. → Vakıf arazileri satılamaz, devredilemez ve mirasa konu edilemez.
Divan üyesi olan nişancı, padişah adına yazılan ferman ve beratlara padişahın tuğrasını çeker ve tapu tahrir defterlerini tutarak dirliklerin dağıtımını kaydeder. → Nişancı aynı zamanda örfi kanunların düzenlenmesi ve uygulanmasından sorumlu bürokratik görevlidir.
Haksız kazanç sağlayan veya vefat eden devlet adamlarının mülklerine devlet tarafından el konulması usulüne müsadere denir. → Bu uygulama özel mülkiyet anlayışının gelişmesini engellemiş ve kişilerde sermaye birikimini sınırlandırmıştır.
Osmanlı Devleti'nin iç borçlanmaya gitmek amacıyla eyalet gelirlerini paylara bölerek senet karşılığında satışa çıkarması usulüne esham denir. → Bu uygulama Osmanlı ekonomik tarihinde ilk kağıt paraya geçişin öncüsü kabul edilir.
Osmanlı şehirlerinde çarşı ve pazar yerlerinin düzenini sağlayan, ölçü ile tartı aletlerini denetleyen ve fiyatları kontrol eden görevliye muhtesip denir. → Muhtesip, günümüzdeki belediye zabıta ekiplerinin üstlendiği idari denetim görevini yerine getirmektedir.
Birinci Ahmet döneminde getirilen bu düzenleme ile hanedanın en yaşlı ve en olgun erkek üyesinin tahta geçmesi kurala bağlanmıştır. → Bu sistem taht kavgalarını önlemeyi amaçlamış ancak şehzadelerin kafes usulü nedeniyle devlet tecrübesinden yoksun yetişmesine yol açmıştır.
Osmanlı idari yapısında tımar sisteminin uygulandığı merkeze yakın eyaletlere salyanesiz, tımar sisteminin uygulanmayıp vergilerin iltizam usulüyle toplandığı uzak eyaletlere salyaneli eyalet denir. → Salyaneli eyaletlerde görev yapan memurların ve askerlerin maaşları doğrudan toplanan yıllık vergilerden karşılanmıştır.
Nişancıya bağlı olarak Divan yazı işlerini yürüten reisülküttab, On yedinci yüzyıldan itibaren dış ilişkilerin önem kazanmasıyla devletin hariciye sorumlusuna dönüşmüştür. → Reisülküttablık makamı On dokuzuncu yüzyıldaki yenileşme hareketleriyle Hariciye Nezaretine çevrilmiştir.
İlmiye sınıfının en üst kademesinde yer alan şeyhülislam, alınan kararların ve yapılan uygulamaların dine uygunluğu hakkında fetva verme yetkisine sahiptir. → Şeyhülislam Divan kararlarını denetleme gücüne sahip olmasına rağmen Divan kurulunun daimi üyesi değildir.
Osmanlı Devleti'nde yollar üzerinde kurulan ve haberleşme, ulaşım ile taşımacılık hizmetlerinin hızlı ve güvenli bir şekilde yürütülmesini sağlayan konaklama örgütlenmesine menzil teşkilatı denir. → Bu teşkilat hem askeri sevkiyatın hem de ticari posta akışının kesintisiz sürmesini sağlamıştır.
Osmanlı ülkesinde ana ticaret yolları, geçitler, boğazlar ve köprülerin güvenliğini sağlamakla görevli askeri nitelikli yerel teşkilata derbent teşkilatı denir. → Derbentçiler kervanların ve yolcuların can ile mal emniyetini koruyarak iç ticaretin güvenli bir ortamda yapılmasına katkı sunmuştur.