Cümle içinde zira veya nitekim gibi açıklama bağlaçlarından sonra gelen boşluklara, önceki yargıyı destekleyen veya onun gerekçesini sunan ifadeler getirilmelidir. → Bu bağlaçlar kendinden önceki düşünceyi doğrulayan gerekçe sunar.
Cümle tamamlama sorularında üstelik, hatta ve ayrıca gibi pekiştirme yapıları, düşüncenin yönünü değiştirmeden şiddetini artıran yargıların geleceğini gösterir. → Karşıtlık bağlaçlarıyla karıştırılmamalı, olumluluk veya olumsuzluk yönü korunmalıdır.
Kök cümlelerde geçen -e rağmen, -e karşın veya -e dayanarak gibi edat öbekleri, birleştirilmiş cümlede zarf tümleci olarak eksiksiz korunmalıdır. → Edat gruplarının birleştirme esnasında metinden çıkarılması anlam kaybına yol açar.
İki cümle birleştirilirken asıl iletilmek istenen temel düşünce birleştirilmiş cümlenin yükleminde, ikincil bilgi ise yan cümlecikte yer almalıdır. → Yan yargının temel yüklem yapılması cümlenin vurgusunu ve anlam odak noktasını bozar.
Boşluk içeren cümlede -se/-sa veya üzere gibi koşul ek ve edatları bulunuyorsa, tamamlayıcı kısımda bu koşula bağlı gerçekleşecek sonuç yargısı aranmalıdır. → Koşul ile sebep ilişkisi birbirine karıştırılmamalıdır.
İki farklı nesne veya durumun kıyaslandığı cümleler birleştirilirken karşılaştırma ölçütü ve kıyaslanan unsurların her ikisi de cümlede yer almalıdır. → Karşılaştırma ögelerinden birinin unutulması kıyaslamayı eksik ve anlamsız kılar.
Cümle tamamlama sorularında oysa, aksine, ne var ki, fakat gibi karşıtlık belirten bağlaçlar düşüncenin yönünü değiştirir; boşluktan önceki olumlu yargı boşluktan sonra olumsuza veya tam tersine dönüşmelidir. → Bağlacın anlamsal işlevini dikkate almamak yanlış seçeneğe yönlendirir.
İki cümle birleştirilirken yan cümledeki fiilimsi veya koşul yapısı, birleştirilmiş cümlede sebep, amaç veya zaman belirteci olarak doğru öge konumuna yerleştirilmelidir. → Yan cümlenin ana yargı yerine geçirilmesi anlam kaymasına yol açar.
Cümle birleştirme sorularında kök cümlelerde yer alan sıfat ve zarf nitelemeleri tamlamalar bozulmadan aynen korunmalıdır. → Niteleme kelimelerinin düşürülmesi veya yanlış bir isme bağlanması anlamı değiştirir.
Metnin sonuna getirilecek tamamlayıcı cümle, parçada anlatılan ana fikri özetleyen veya genel yargıyı bağlayan kapsayıcı bir nitelik taşımalıdır. → Son cümlede metinde hiç değinilmemiş yeni bir alt konuya giriş yapılmaz.
Birleştirilecek cümlelerdeki fiillerin olumluluk veya olumsuzluk biçimleri aynen muhafaza edilmeli, çift olumsuzlukla olumlu yapma gibi dönüştürmelerden kaçınılmalıdır. → Eylemin olumsuz durumunun olumlu aktarılması metnin mantık akışını bozar.
İçin, çünkü, bu nedenle, dolayısıyla gibi sebep-sonuç ilişkisi kuran edat ve bağlaçlar, cümle birleştirmede olayların neden-sonuç sırasını tersine çevirmeden aktarmalıdır. → Neden olan unsur ile sonuç olan unsurun yer değiştirmesi anlamı sakatlar.
Orijinal metindeki tarafsız anlatıma birleştirme esnasında kişisel yorum veya öznellik katan değerlendirme sözcükleri dahil edilemez. → Yazarın kendi yorumunu katması cümlenin nesnellik ilkesini ihlal eder.
Kök cümlelerde geçen en, daha, kadar gibi derecelendirme zarfları ve karşılaştırma ifadeleri birleştirilmiş cümlede aynen yer almalıdır. → Üstünlük veya karşılaştırma bildiren bu kelimelerin elenerek eşitlik anlamı verilmesi sık yapılan bir birleştirme hatasıdır.
Cümlelerde yer alan belki, kuşkusuz, ihtimal ki gibi olasılık veya kesinlik belirten ifadeler birleştirilmiş metinde tam karşılığıyla korunmalıdır. → Kesinlik bildiren bir yargının ihtimal ifadesine dönüştürülmesi cümlenin anlamını bozar.
Kısacası, özetle, sonuç olarak gibi özetleme bağlaçları paragrafın giriş veya gelişme cümlelerinde değil, sonuca bağlayan cümlelerinde kullanılır. → Cümle tamamlama sorularında bu bağlaçlarla başlayan ifadeler parçanın son boşluğuna getirilmelidir.
Parçada savunulan düşünce ile aynı konuda olsa dahi mantıksal olarak çelişen yargılar cümle tamamlama sorularında çeldirici seçenektir. → Seçilecek cümlenin sadece gramer olarak değil, parçadaki düşüncenin akış yönüyle de tam uyumlu olması gerekir.
Boşluktan sonra örneğin, mesela veya söz gelimi gibi yapılar geliyorsa boşluğa getirilecek cümle genel ve kapsayıcı bir yargı içermelidir. → Boşluktan sonra gelen örnek cümlenin, boşluktaki genel düşünceyi somutlaştıran bir işlevi olduğu unutulmamalıdır.
İki farklı cümleyi tek cümle haline getirirken orijinal metinlerde bulunmayan hiçbir yeni yorum veya yargı eklenmemelidir. → Metne orijinalinde olmayan öznel sıfatların eklenmesi seçeneği yanlış kılar.
Cümle birleştirme sorularında kök cümlelerdeki eylemlerin çatı özelliği ve öznesi korunmalıdır. → Etken yapılı bir eylemin birleştirilmiş cümlede edilgen yapılması anlam kaymasına yol açar.
İki cümle birleştirilirken fiillerin zaman ekleri ve kipleri değiştirilmeden aktarılmalıdır. → Geçmiş zamanlı bir eylemi geniş zamanla veren seçenekler doğrudan elenmelidir.
Orijinal cümlelerde yer alan tarih, sayı, kişi veya mekan gibi somut bilgilerin tamamı birleştirilmiş cümlede yer almalıdır. → Bilgi eksiltmesi yapılan veya ögelerden biri atlanan seçenekler elenir.
Cümle tamamlama sorularında geçen bu durum, söz konusu olay veya bahsedilen fikir gibi yapılar önceki cümleye işaret eder. → Boşluk doldurulurken bu göndermelerin karşılığı aranmalıdır.
Cümle tamamlanırken parçanın genelindeki sebep sonuç ve kronoloji akışı bozulmamalıdır. → Önceki cümlede başlatılan bir olay silsilesinin mantıksal devamı niteliğindeki şık seçilmelidir.
İki farklı cümlenin özneleri farklıysa birleştirme yapılırken ortak özne kullanılmış gibi bir yapı oluşturulmamalıdır. → Farklı öznelerin tek özneye bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar.
Metnin ilk cümlesinde boşluk bırakılan sorular tamamlanırken boşluğa önceki cümlelere gönderme yapan bağlaç veya işaret zamiri içeren ifadeler getirilemez. → Giriş cümlesi kendinden sonrakileri kapsayan bağımsız bir yargı taşımalıdır.
Kök cümlelerde bulunan sadece, yalnızca veya tek gibi sınırlama ifadeleri birleştirilmiş cümlede eksiksiz yer almalıdır. → Bu sözcüklerin elenmesi ya da cümlenin geneline yayılması anlam daralmasına veya yanlışlığına yol açar.
Kök cümlelerdeki amacıyla veya üzere gibi amaç bildiren yapılar birleştirme sırasında sebep-sonuç ilişkisine dönüştürülmemelidir. → Amaç ve neden anlamları arasındaki farkın korunması cümlenin mantık kurgusu için zorunludur.
Metnin orta kısmındaki boşluklar tamamlanırken boşluğun hem öncesindeki hem de sonrasındaki cümlelerin düşünce yönü dikkate alınmalıdır. → Düşüncenin olumludan olumsuza geçtiği noktada geçişi sağlayan anahtar kelimelere odaklanılmalıdır.
Cümle tamamlama sorularında aksi takdirde ifadesi koşula bağlı olumsuz bir sonuç başlatırken oysa ifadesi var olan duruma zıt bir gerçeği vurgular. → Bağlacın mantıksal işlevi boşluk sonrasındaki yargının yönünü belirler.
Boşluktan sonra bunlar veya onlar gibi çoğul zamirler geliyorsa boşluğa getirilecek cümlede birden fazla unsur veya kavram bulunmalıdır. → Çoğul göndermelerin tekil bir kavrama işaret edemeyeceği dil bilgisel bir kuraldır.
Yarım bırakılan bir cümleyi tamamlarken, cümlenin önceki kısmıyla anlam ve dil bilgisi açısından tam bir uyum sağlanması gerekir.
Birbiriyle ilişkili iki cümle, aralarındaki anlam ilişkisine uygun bir bağlaçla tek bir cümleye dönüştürülebilir.
İki cümle birleştirilirken fiillerin zaman çekimleri arasında tutarlılık sağlanmalıdır; aksi halde cümle anlam olarak çelişkili hale gelir.
Cümlenin başında verilen bir koşul veya neden, tamamlanacak bölümde buna uygun bir sonuç veya açıklama gerektirir.