Bir kelimenin sözlükteki ilk anlamı ile cümle içinde kazandığı bağlamsal anlam farklı olabilir. Soru çözerken kelimenin tekil anlamından ziyade cümledeki kullanım amacına ve kazandığı yeni yan anlamlara dikkat edilmelidir.
Bir cümlenin boş bırakılan kısmında genel anlamlı bir kelime mi yoksa özel anlamlı bir kelime mi arandığı cümlenin bütününe bakılarak tespit edilir. Genelden özele ya da özelden genellemeye giden anlatım zinciri bozulmamalıdır.
İkilemeyi oluşturan sözcükler tek başlarına farklı anlamlara gelse de bir araya geldiklerinde cümleye pekiştirme veya süreklilik gibi özel anlamlar katar. Sorularda ikilemenin kelime kelime değil, kalıp olarak cümleye kattığı anlam incelenmelidir.
Bir kelimenin terim anlam kazanması, bilim, sanat veya meslek dalına özgü bir kavramı karşılamasıyla gerçekleşir. Günlük dilde kullanılan bir kelime metinde terimleşmişse, o alanın özel anlamına uygun seçenek tercih edilmelidir.
Yakın anlamlı sözcükler aynı durumu ifade ediyor gibi görünse de duygu derecesi veya kullanım alanı açısından farklılık gösterir. Boşluk doldurulurken cümlenin üslubuna ve içerdiği duygu tonuna en uygun nüansa sahip kelime seçilmelidir.
Soyut bir kavramın daha kolay anlaşılmasını sağlamak amacıyla somut bir varlık gibi anlatılması somutlaştırmadır. Boşluk doldurma sorularında metindeki benzetme ve eğretilemeler sözcüğün somut anlam kazandığını gösterir.
Doğadaki seslerin taklidiyle oluşan yansıma sözcükler cümle içinde mecaz anlam kazandıklarında taklit ses özelliklerini kaybederler. Sorularda sözcüğün gerçek anlamdaki bir sesi mi yoksa soyut bir durumu mu karşıladığı incelenmelidir.
Sayılabilen ve ölçülebilen özellikleri bildiren sözcükler nicel, nitelik bildirenler ise nitel anlam taşır. Bir sözcük cümledeki kullanımına bağlı olarak nicel anlamdan nitel anlama ya da nitel anlamdan nicel anlama geçebilir.
Bir sözcüğün cümle içerisinde zıt anlamını düşündürecek biçimde alaylı ve eleştirel bir üslupla kullanılmasına tariz denir. Cümlenin genel tonu kavranmadan sözcüğün tarizli anlamı doğru saptanamaz.
Metinde boş bırakılan kısımdan önceki eylem ile sonraki sonuç arasında kurulan sebep veya koşul bağı seçilecek sözcüğü doğrudan belirler. Boşluğa yazılacak ifadenin cümlenin mantıksal akışını bozmaması gerekir.
Metinde birden fazla boşluk bulunduğunda sadece ilk boşluğa odaklanmak yerine tüm seçeneklerin metnin genel anlam akışına ve dil bilgisi yapısına uygunluğu kontrol edilmelidir. → Seçenekleri tek tek deneyerek ikili uyumu arayın.
Sözcük anlamı sorularında kalıplaşmış ifadeler ve deyimler kendi içinde bölünmez, kelimeler genellikle sözlük anlamlarının dışında mecazi bir derinlikle kullanılır. → Cümlenin bütününde kurgulanan mecazı kavramaya çalışın.
Eş anlamlı gibi görünen her sözcük cümle içinde birbirinin yerini tutmayabilir. Cümlenin üslubu, bağlamı ve sözcüğün nüansı doğru kelime seçiminde belirleyicidir. → Sözcüklerin ince anlam farklarına dikkat edin.
Boş bırakılan yere getirilecek sözcük veya söz grubu, paragrafın ya da cümlenin ana düşüncesini tamamlayacak nitelikte olmalıdır. → Cümlenin genel mesajıyla çelişen seçenekleri derhal eleyin.
Altı çizili söz veya söz öbeği sorularında metnin tamamını okumadan sadece altı çizili kısma odaklanmak yanıltıcı olabilir. Metnin bağlamı kelimeye özel bir anlam katmış olabilir. → Altı çizili ifadeyi mutlaka paragrafın bütünü içinde değerlendirin.
Karşıt anlamlılık sadece kelimelerin birbirinin tam tersi olması değil, cümle içinde oluşturdukları tezat ile anlamı güçlendirmeleridir. Olumsuzluk eki almış bir sözcük zıt anlamlı sayılamaz. → Bir kelimenin olumsuzu onun zıt anlamlısı değildir.
Tek bir sözcükle anlatılabilecek bir kavramı birden fazla sözcükle ifade etmeye dolaylama denir. → Sınavda kara kıta ifadesinin Afrika kelimesini karşılaması dolaylama örneğidir.
İnsan zihninde olumsuz çağrışım yapan veya ürküntü veren kavramların daha esnek kelimelerle ifade edilmesidir. → Verem yerine ince hastalık denmesi güzel adlandırmaya örnektir.
Bir sözcüğün benzetme amacı gütmeden parça-bütün, iç-dış veya yazar-eser ilişkisiyle başka bir kavram yerine kullanılmasıdır. → Tabağını bitir cümlesinde kastedilen tabağın kendisi değil içindeki yemektir.
Bir duyu organına ait kavramın farklı bir duyu organının algı sahasına aktarılmasıyla yapılan mecazlı anlatımdır. → Keskin kokulu veya tatlı bir tebessüm ifadeleri duyular arası aktarmaya örnektir.
Bir sözcüğün gerçek anlamından bütünüyle kopmadan şekil veya işlev benzerliğiyle kazandığı yeni anlama yan anlam denir. → Masanın ayağı veya kapının kolu gibi kullanımda nesneler organ benzerliği taşır.
Boşluk doldurma sorularında ama, fakat veya oysaki gibi bağlaçlar cümlenin düşünce yönünü olumlu veya olumsuz olarak değiştirir. → Boşluğun öncesindeki yargının olumluluk durumu sonrasıyla karşılaştırılmalıdır.
Birden fazla boşluk içeren sorularda seçeneği elemek için belirleyiciliği daha yüksek olan ikinci boşluktan başlamak zaman kazandırır. → İlk boşluğa uyan bir kelime ikinci boşluğun anlam akışını bozabilir.
Başlangıçta dar ve özel bir nesneyi karşılayan kelimenin zamanla soyut veya daha genel kavramları kapsar hale gelmesidir. → Alan ve çevre sözcüklerinin fiziksel mekandan soyut kapsama geçmesi bu duruma örnektir.
Metin içinde geçen özgün bir söz öbeğinin anlamı sorulduğunda kelimelerin tekil anlamı değil öbeğin paragraftaki örtük ve mecazi anlamı aranır. → Sözcüklerin metnin bütününde üstlendiği sembolik rol göz önüne alınmalıdır.
Somut anlamlı bir sözcüğün mecazlaşarak soyut bir duyguyu, düşünceyi veya niteliği karşılayacak biçimde kullanılmasına soyutlaştırma denir. Bu kullanımda sözcük fiziksel varlığından sıyrılarak zihinsel bir kavrama dönüşür.
Boşluk doldurma sorularında boşluktan önceki veya sonraki sözcüklerin aldığı hal ekleri seçilecek fiili ya da edatı belirler. Seçeneğin sadece anlamca değil, cümlenin dil bilgisi yapısıyla da tam uyumlu olması şarttır.
Cümlede yer alan nitekim, çünkü, üstelik veya hatta gibi bağlaçlar düşüncenin yönünü değiştirmeyip önceki yargıyı destekler. Bu tür bağlaçların bulunduğu boşluklarda iki tarafın aynı anlam doğrultusunda olması gerekir.
Kişisel değerlendirme, beğeni ve duygu içeren sözcükler cümleye öznel bir nitelik kazandırır. Boşluk doldurmada metnin genelindeki yazar tutumuna uygun öznel ya da nesnel sözcüklerin seçilmesi önemlidir.
Gittikçe, giderek veya adım adım gibi ifadeler eylemin ya da durumun zaman içinde derece derece değiştiğini gösterir. Boşluğa getirilecek kelime bu artış veya azalış kurgusunu tamamlamalıdır.
Kesinlik bildiren sözcükler ile ihtimal bildiren ifadelerin aynı cümlede kullanılması anlamca çelişki yaratır. Boşluk doldurma sorularında cümlenin mantıksal yapısıyla çelişecek seçenekler elenmelidir.
Cümlede geçen örneğin veya söz gelimi gibi ifadeler genel bir düşünceden özel bir örneğe geçiş yapıldığını gösterir. Boş bırakılan yer somutlaştırılan bu örnek doğrultusunda tamamlanmalıdır.
Bilinmeyen bir sözcüğün anlamı, içinde bulunduğu cümledeki diğer sözcüklerle kurduğu ilişkiden ve cümlenin genel havasından çıkarılabilir.
Eş anlamlı görünen iki sözcük bile çoğu zaman kullanım tonunda farklılaşır; biri resmi, diğeri günlük dilde daha uygun olabilir.
Boşluktan önceki veya sonraki bağlaç cümlenin mantıksal yönünü belirler ve doğru sözcüğün seçimine yön verir.
Bir deyim veya atasözü, içindeki sözcüklerin tek tek anlamından bağımsız bir bütün anlam taşır; parçalara ayrılarak yorumlanamaz.