Vurgulu ön ek ana cümlede fiilden ayrılıp sona gider: 'aufstehen' → 'Ich stehe früh auf.' Yan cümlede ise birleşik kalır.
be-, emp-, ent-, er-, ge-, ver-, zer- ön ekleri vurgusuzdur ve ayrılmaz: 'verstehen' → 'Ich verstehe dich.' Partizip'te 'ge-' almazlar: 'verstanden'.
Gerçek dışı istek ve varsayımlar için kullanılır: 'Wenn ich Zeit hätte, würde ich reisen.' (Vaktim olsaydı seyahat ederdim.) 'würde + Infinitiv' yaygın kalıptır.
Başkasının sözünü aktarırken kullanılır: 'Er sagt, er habe keine Zeit.' (Vakti olmadığını söylüyor.) Gazete dilinde sıktır.
'werden + Partizip II' ile kurulur: 'Das Haus wird gebaut.' (Ev inşa ediliyor.) Eylemi kimin yaptığı 'von' ile belirtilir: 'von den Arbeitern'.
Vorgangspassiv 'werden' ile eylemi anlatır: 'Die Tür wird geöffnet.' Zustandspassiv 'sein' ile sonucu anlatır: 'Die Tür ist geöffnet.' (Kapı açık.)
İlgi zamiri ismin cinsine ve cümledeki durumuna göre çekilir: 'Der Mann, der dort steht.' / 'Das Buch, das ich lese.' Fiil sona gider.
'wegen' (yüzünden), 'trotz' (rağmen), 'während' (esnasında), 'aufgrund' (nedeniyle) Genitiv ister: 'trotz des Regens' (yağmura rağmen).
Sıfatın eki, önündeki artikele ve ismin durumuna göre değişir: 'ein guter Freund' (belirsiz), 'der gute Freund' (belirli). Artikelsizse güçlü çekim.
Bazı eril isimler Nominativ dışında '-(e)n' alır: 'der Student' → 'den Studenten', 'des Studenten'. Aynı grupta: Junge, Kollege, Mensch.
'obwohl' yan cümle bağlacıdır, fiili sona atar: 'Obwohl es regnet, gehe ich.' 'trotzdem' ana cümle zarfıdır: 'Es regnet, trotzdem gehe ich.'
İkisi de 'çünkü' anlamındadır. 'weil' fiili sona atar: 'Ich bleibe, weil ich krank bin.' 'denn' söz dizimini bozmaz: 'Ich bleibe, denn ich bin krank.'
in, an, auf, über gibi edatlar hareket varsa Akkusativ, yer varsa Dativ ister: 'Ich gehe in die Schule.' (hareket) / 'Ich bin in der Schule.' (yer).
Özneye dönen fiiller 'sich' ile kullanılır: 'sich freuen' (sevinmek) → 'Ich freue mich.' Bazıları Dativ ister: 'Ich merke mir das.'
Bazı fiiller sabit edatla gelir ve edat durumu belirler: 'warten auf + Akkusativ' (beklemek), 'denken an + Akkusativ' (düşünmek), 'teilnehmen an + Dativ'.
Amaç bildirmek için 'um...zu + Infinitiv': 'Ich lerne, um die Prüfung zu bestehen.' (Sınavı geçmek için çalışıyorum.) Öznesi aynı olmalıdır.
Geçmişte gerçekleşmemiş dilekler için 'hätte/wäre + Partizip II': 'Wenn ich gelernt hätte, hätte ich bestanden.' (Çalışsaydım geçerdim.)
Partizip I etkin anlam verir: 'das lachende Kind' (gülen çocuk). Partizip II edilgen/bitmiş: 'das gekochte Ei' (pişmiş yumurta). İkisi de sıfat gibi çekilir.
Futur I 'werden + Infinitiv': 'Ich werde kommen.' Futur II tamamlanmış gelecek için 'werden + Partizip II + haben/sein': 'Er wird angekommen sein.'
Bazı sıfatlar düzensiz karşılaştırılır: 'gut → besser → am besten', 'viel → mehr → am meisten', 'hoch → höher → am höchsten', 'gern → lieber → am liebsten'.
Modal fiiller tahmin/söylenti bildirebilir: 'Er muss krank sein.' (Hasta olmalı - güçlü tahmin.) 'Sie soll reich sein.' (Zenginmiş - söylentiye göre.)
'dass', 'weil', 'wenn' gibi bağlaçlı yan cümlelerde çekimli fiil en sona gider: 'Ich weiß, dass er heute kommt.' (Bugün geleceğini biliyorum.)
'lassen' 'bir işi yaptırmak' veya 'izin vermek' anlamı taşır: 'Ich lasse mein Auto reparieren.' (Arabamı tamir ettiriyorum.) Mastar 'zu'suz gelir.
'entweder...oder' (ya...ya da), 'weder...noch' (ne...ne), 'sowohl...als auch' (hem...hem), 'je...desto' (ne kadar...o kadar) ikili kullanılır.
Geçmişte bir kez gerçekleşmiş olayları anlatırken 'als', tekrarlanan veya geniş zamandaki olayları anlatırken 'wenn' kullanılır. → 'Als ich klein war' kalıbında geçmişte tek bir süreç kastedildiği için 'wenn' kullanılması hatadır.
'Je' ile başlayan kısım bir yan cümledir ve fiil sona gider, 'desto' tarafında ise derece sıfatından hemen sonra fiil gelir. → 'Je mehr du lernst, desto besser sprichst du' yapısında kelime sırasına dikkat edilmelidir.
'sein + zu + Infinitiv' yapısı etken bir biçimde yazılsa da cümleye zorunluluk veya imkan bildiren edilgen bir anlam katar. → 'Das Buch ist zu lesen' ifadesi 'Bu kitap okunmalıdır' ya da 'okunabilir' anlamına gelir.
İlgi cümlelerinde aitlik bildirmek için eril ve nötr isimlerde 'dessen', dişil ve çoğul isimlerde 'deren' ilgi zamiri kullanılır. → 'Der Mann, dessen Auto neu ist' cümlesinde tamlanan ismin değil, ait olunan ismin cinsiyeti esastır.
'helfen', 'danken', 'gehören', 'passen' gibi fiiller nesnelerini Akkusativ yerine her zaman Dativ durumunda kabul eder. → 'Ich danke dir' cümlesinde 'dir' yerine 'dich' kullanmak sık yapılan bir sınav hatasıdır.
Olumsuz cümlelerde 'nicht brauchen + zu + Infinitiv' yapısı 'nicht müssen' yani bir işi yapma zorunluluğunun olmadığını belirtir. → 'Du brauchst nicht zu kommen' ifadesi 'Gelmene gerek yok' anlamına gelir.
Neden-sonuç ilişkisi kuran 'deshalb', 'deswegen' ve 'darum' kelimelerinden hemen sonra çekimli fiil gelir ve yan cümle kuralı uygulanmaz. → 'Es regnet, deshalb bleibe ich zu Hause' cümlesinde 'deshalb' kelimesini fiil takip eder.
'statt' veya 'anstelle' edatları 'yerine' anlamına gelir ve kendisinden sonra gelen ismi Genitiv durumuna sokar. → 'Statt des Kaffees trinke ich Tee' cümlesindeki isim Genitiv çekim kuralına uyar.
Evet veya hayır cevabı gerektiren sorular dolaylı anlatıma aktarılırken 'ob' bağlacı kullanılır ve çekimli fiil cümlenin en sonuna gider. → 'Er fragt, ob du kommst' yapısında fiilin sonda kalması zorunludur.
'es ist wichtig', 'Lust haben', 'vorhaben' gibi yapılardan sonra gelen ikinci fiil 'zu + Infinitiv' biçiminde cümlenin sonuna yerleşir. → 'Ich habe vor, Deutsch zu lernen' cümlesinde 'zu' edatı fiilden hemen önce gelir.