Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Yer kabuğundaki fay hatları boyunca biriken enerjinin aniden boşalmasıyla deprem oluşur. Türkiye Alp-Himalaya kuşağında yer aldığı için deprem riski yüksektir.
Yer altındaki magmanın yüzeye çıkmasıyla oluşur. Lav, kül ve gazlar çevreye yayılır; patlama sonrası kül bulutları hava ulaşımını dahi etkileyebilir.
Genellikle deniz tabanındaki depremler ya da denizaltı heyelanları sonucu oluşan dev deniz dalgalarıdır. Kıyı bölgelerinde büyük can ve mal kaybına yol açar.
Kısa sürede düşen şiddetli yağışlar akarsu yataklarının taşmasına neden olur. Dere yataklarına yapılaşma sel zararlarını artıran önemli bir etkendir.
Uzun süre yağış almayan bölgelerde su kaynaklarının azalmasıyla kuraklık yaşanır. Tarımsal üretimi düşürür ve kıtlığa yol açabilir.
Eğimli yamaçlarda aşırı yağış, deprem ya da insan etkisiyle toprak ve kaya kütlelerinin kayması olayıdır. Karadeniz Bölgesi'nde sık görülür.
Dağlık ve karlı bölgelerde yamaçtaki kar kütlesinin aniden aşağı kaymasıdır. Ani sıcaklık değişimleri ve aşırı kar birikimi çığ riskini artırır.
Okyanuslar üzerinde oluşan, güçlü rüzgâr ve şiddetli yağış getiren büyük fırtınalardır. Bölgeye göre kasırga, tayfun ya da siklon olarak adlandırılır.
Hızla dönen huni biçimli hava sütunlarıdır. Dar bir alanda çok yüksek rüzgâr hızına ulaşarak büyük yıkıma yol açabilirler.
Erken uyarı sistemleri, dayanıklı yapılaşma, doğru arazi kullanımı ve toplumun bilinçlendirilmesi afet zararlarını azaltan başlıca önlemlerdir.
Deprem doğal bir olaydır ancak binayı yıkan kalitesiz inşaattır. Depreme dayanıklı beton ve demir kullanımı can kaybını önlemenin tek yoludur.
Ağaçlar kar kütlesinin kaymasını önleyen doğal bariyerlerdir. Ormanlar kesildiğinde kar yamaçta tutunamaz ve hızla kayar.
Meteorlar atmosfere girdiklerinde sürtünmeden dolayı ısınır ve ışık saçarak yanarlar (halk arasında yıldız kayması denir).
Üretici olan bitkiler kuruduğunda, onlarla beslenen otçullar ve ardından etçiller aç kalır.
Suya doyan toprak ağırlaşır ve altındaki killi tabakanın kayganlaşmasıyla yamaç boyunca aşağıya doğru kayar.
Kyoto ve Paris anlaşmaları, karbon salınımını sınırlandırarak küresel ısınmayı ve buna bağlı ekstrem iklim felaketlerini durdurmayı hedefler.
Ağaçlandırma kökleriyle toprağı tutar ve heyelan riskini azaltır. Eğim, killi yapı, aşırı yağış ve insan müdahalesi ise heyelanı tetikler.
Levha kırılmaları (deprem) deniz tabanını dikey olarak sarsar, bu da suyu harekete geçirerek tsunami felaketine yol açar.
Erken uyarı binaları koruyamaz ama insanların güvenli sığınaklara gitmesini veya şehri tahliye etmesini sağlayarak can kayıplarını önler.
Çığ, biriken kalın kar kütlesinin ses, sarsıntı veya yerçekimi etkisiyle dengesini yitirip yamaçtan aşağıya büyük bir hızla yuvarlanıp büyümesidir.
Gökyüzünü kaplayan kalın toz tabakası güneş ışınlarının yere ulaşmasını engeller (nükleer/meteor kışı).
Kasırga rüzgarları okyanusta 15-20 metrelik dev dalgalar yaratır. Bu dalgalar kargo gemilerini batırabilir, liman mendireklerini yıkar.
Aşırı elektrik talebi trafoların yanmasına ve kentin enerjisiz kalmasına yol açar, bu da kentsel enerji arz krizidir.
Herkes aynı anda klimaları açtığında elektrik şebekesi aşırı yükü taşıyamaz, trafolar yanar ve büyük kentsel karartmalar yaşanır.
Açık denizde tsunami enerjisi çok geniş bir dalga boyuna yayıldığı için dalga yüksekliği fark edilmeyecek kadar azdır (1-2 metre).
Doğa'nın ekstrem olayları çalışırken ana odak mekansal dağılış ve neden-sonuç kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Doğa'nın ekstrem olayları sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.