Be about to kalıbından sonra fiil yalın halde kullanılırken, be on the verge of öbeğinden sonra gelen fiil ing eki alır. Her iki yapı da bir eylemin gerçekleşmek üzere olduğunu ifade eder.
As if ve as though bağlaçlarından sonra konuşma anındaki mış gibi durumları anlatmak için geçmiş zaman, geçmişteki mış gibi durumları anlatmak için ise geçmiş zamanın öncesi tense yapısı kullanılır. Gerçek durumlar anlatılırken zaman kaydırması yapılmaz.
Karşılaştırma sıfatlarının anlamını derecelendirmek için önlerine much, far, even, a lot veya slightly zarfları getirilir. Bu karşılaştırma yapılarından önce kesinlikle very zarfı kullanılmaz.
Provided that ve as long as bağlaçları şartıyla veya dığı sürece anlamına gelir ve kendilerinden sonra tam cümle alırlar. Koşul cümleciklerinde gelecek zaman belirten will veya would modalları kullanılmaz.
In contrast to ve contrary to yapıları aksine anlamına gelir ve kendilerinden sonra tam cümle değil isim öbeği alırlar. Tam cümle alan whereas ve while bağlaçları ile karıştırılmamalıdır.
İlgi cümleciklerinde which zamiri virgülle ayrıldığında kendisinden önceki tek bir kelimeyi değil, cümlenin tamamını niteleyebilir. Bu kullanım Türkçeye ki bu durum şeklinde çevrilir.
By the time bağlacının bulunduğu yan cümle geniş zaman yapısında ise ana cümle Future Perfect Tense, yan cümle geçmiş zaman yapısında ise ana cümle Past Perfect Tense olur.
Mek amacıyla anlamına gelen in order to ve so as to kalıplarından sonra fiil yalın halde getirilir. Bu yapıların olumsuz biçimi to edatından önce not getirilerek in order not to ve so as not to şeklinde oluşturulur.
Cümle başına "hardly", "barely" veya "no sooner" gibi olumsuz zarflar geldiğinde ana cümle devrik yapıda kurulur ve genellikle geçmişte kalmış eylemler için "had + özne + fiilin üçüncü hali" dizilimi tercih edilir. → "Hardly... when" ve "No sooner... than" kalıplarındaki bağlaç eşleşmelerine dikkat edilmelidir.
Bir cümlede belirli bir öğeyi vurgulamak için kullanılan "It is" veya "It was" yapısından sonra vurgulanan öge getirilir ve devamında "that" veya "who" bağlacıyla cümle tamamlanır. → Vurgulanan unsur zaman ya da yer zarfı olsa bile bağlaç olarak genellikle "that" tercih edilir.
Geçmişte gerçekleşmiş bir eylemden duyulan pişmanlığı belirtirken "wish" veya "if only" yapısından sonra geçmiş zamanın öncesini anlatan yapı yani "had" ile fiilin üçüncü hali kullanılır. → Şu anki durumdan memnuniyetsizlik için geçmiş zaman, geçmişteki pişmanlıklar için ise geçmiş zamanın öncesi tercih edilir.
"Suggest", "recommend", "insist" veya "demand" gibi fiillerden sonra gelen "that" cümleciklerinde özne ne olursa olsun fiil daima yalın halde yazılır. → Özne üçüncü tekil şahıs olsa dahi fiile "-s" takısı eklenmez ve geçmiş zamanda fiil ikinci hale dönüşmez.
Olmasın diye veya korkusuyla anlamına gelen "lest" bağlacı kendi içinde olumsuz bir anlam taşıdığı için bulunduğu yan cümlede "not" olumsuzluk eki kullanılmaz. → "Lest" ile kurulan yan cümlelerde fiil yalın halde veya "should" ile yalın fiil yapısıyla kullanılır.
Geçmişteki terk edilmiş alışkanlıkları anlatan "used to" kalıbından sonra fiil yalın halde gelirken, bir şeye alışkın olmayı anlatan "be used to" yapısından sonra isim veya fiilin "-ing" hali kullanılır. → "Get used to" yapısı ise alışma sürecini ifade eder ve yine devamında fiilin "-ing" halini alır.
Geçmişte bir eylemin gerçekleştiğine dair güçlü olumlu çıkarımda bulunurken must have ve fiilin üçüncü hali, gerçekleşmiş olamayacağına dair güçlü olumsuz çıkarımda bulunurken can't have ve fiilin üçüncü hali kullanılır.
Geçmişte gerçekleşmemiş bir durumun sonucunu anlatır: "if" + past perfect + "would have" + üçüncü hâl yapısıyla kurulur.
Bir işin başka bir kişiye yaptırıldığını anlatır; işi fiilen yapan kişi genellikle cümlede belirtilmez.
"Ever, never, just, already, yet" present perfect ile kullanılır; "yesterday, last year" gibi belirli zaman ifadeleri past simple gerektirir.
Bir eylemin süresini vurgulamak için "for/since" ile kullanılır: "has been waiting for two hours" gibi yapılar süreklilik anlatır.
Geçmişte bir eylemden önce bitmiş başka bir eylemi anlatır: "had already left" (before/by the time) yapısıyla kurulur.
Geçmişte belirli bir noktaya kadar süren eylemi anlatır: "had been studying" gibi yapılar o ana kadar geçen süreyi vurgular.
Gelecekte belirli bir anda sürmekte olacak eylemi anlatır: "will be sleeping at midnight" gibi yapılarda an belirtilir.
Gelecekte belirli bir zamana kadar tamamlanmış olacak eylemi anlatır: "will have finished by then" bu yapının tipik örneğidir.
Ani kararlar "will" ile, önceden planlanmış niyetler ise "going to" ile ifade edilir; karar anı önemlidir.
Ayarlanmış, kesin planlar için kullanılır: "is leaving tomorrow" cümlesi zaten yapılmış bir düzenlemeyi anlatır.
Geçmişteki alışkanlık her iki yapıyla da anlatılabilir ama "would" durum bildiren fiillerle (state verb) kullanılmaz.
"Be used to" bir duruma alışmış olmayı anlatır; "used to" ise geçmişteki bir alışkanlığı veya durumu anlatır.
"Must" konuşanın kendi yargısına dayanan zorunluluğu bildirir; "have to" ise dışarıdan gelen bir kuralı anlatır.
"Mustn't" yasak bildirir; "don't have to" ise zorunluluk yokluğu bildirir, anlamları birbirinin tam tersidir.
"Should" bir öneri veya tavsiye bildirir; "must" ise çok daha kesin ve güçlü bir zorunluluk anlatır.
"Might" genellikle "may"den daha düşük bir olasılığı ifade eder; ikisi de izin anlamında da kullanılabilir.
"Could" geçmişteki genel bir yeteneği anlatır; "was able to" ise belirli bir durumdaki tek seferlik başarıyı anlatır.
"Should have" + üçüncü hâl, yapılması gerekip yapılmayan bir eylemi anlatır: "should have called" gibi yapılar pişmanlık taşır.
"Needn't have" yapılan ama gerekmeyen bir eylemi anlatır; "didn't need to" ise hiç gerekmeyen bir durumu anlatır.
Genel geçer gerçekleri anlatır: "if" bağlacı + present simple + present simple yapısıyla kurulur, zaman belirtmez.
Gerçekleşmesi olası bir durumu anlatır: "if" + present simple + "will" + fiil yapısıyla kurulur, gelecek bir ihtimali anlatır.
Şimdiki zamana ait hayali bir durumu anlatır: "if" + past simple + "would" + fiil yapısıyla kurulur, gerçek değildir.
Geçmişteki bir durumun şimdiki zamana etkisini anlatır: "if" + past perfect + "would" + fiil yapısıyla kurulur.
"If ... not" anlamına gelen olumsuz bir koşul bağlacıdır: "unless you hurry" ifadesi "if you don't hurry" anlamına gelir.
"If" anlamında kullanılan bir koşul bağlacıdır, genellikle resmi metinlerde ve sözleşme dilinde tercih edilir.