"Reluctant" (gönülsüz) sıfatı sınavda sıklıkla "reluctant to do something" yapısıyla sorulurken, zarf hali olan "reluctantly" ise "unwillingly" veya "grudgingly" ile eş anlamlı olarak karşımıza çıkar. → Eylemi istemeyerek yapma durumunu vurgulayan bu kelime gruplarına dikkat edilmelidir.
"Attribute to" ve "ascribe to" fiilleri, bir durumu başka bir nedene bağlamak veya atfetmek anlamında kullanılır ve her ikisi de daima "to" edatını alır. → Sınavda edat sorularında ve eş anlam eşleştirmelerinde sıklıkla hedef seçenek olarak sunulur.
"Undermine" fiili bir şeyin temelini zayıflatmak, sarsmak veya zarar vermek anlamına gelir ve YDS sınavında "weaken", "impair" veya "subvert" kelimeleriyle eş anlamlı olarak sorulur. → Özellikle olumsuz gelişmeleri anlatan paragraf ve cümle tamamlama sorularında sıkça geçer.
"Pervasive" sıfatı yaygın veya her tarafa yayılmış anlamında olup "widespread", "prevalent" veya "ubiquitous" kelimeleriyle tam eş anlamlıdır. → Genellikle toplumda veya çevrede geniş çapta görülen olguları ya da sorunları tanımlamak için tercih edilir.
Hem "refrain from" hem de "abstain from" bir şeyden uzak durmak veya sakınmak demektir ve her iki fiil de "from" edatıyla kullanılır. → "Abstain from" sıklıkla oy kullanmaktan veya bir alışkanlıktan kaçınmayı ifade ederken, "refrain from" genel davranışlardan sakınmayı belirtir.
"Stem from" ifadesi, bir durumun başka bir şeyden kaynaklandığını veya türediğini gösterir ve "originate from", "arise from" ya da "derive from" ile eş anlamlıdır. → Sebep-sonuç ilişkisi kuran paragraf ve bağlaç sorularında köken belirten anahtar ifadedir.
"Indispensable" sıfatı vazgeçilmez veya elzem anlamına gelir ve YDS metinlerinde "essential", "vital" veya "crucial" kelimelerinin yerine sıklıkla kullanılır. → Genellikle "indispensable to" veya "indispensable for" yapısıyla edat sorularında sınanır.
"Compensate for" phrasal verb yapısı bir eksikliği veya zararı telafi etmek anlamındadır ve "make up for" ile tam olarak eş anlamlıdır. → Çoğunlukla zararları, eksiklikleri veya kayıpları giderme bağlamında paragraf sorularında karşımıza çıkar.
"Deteriorate" fiili bir durumun veya sağlığın kötüleşmesi, bozulması demektir ve "worsen", "decline" veya "degenerate" ile aynı anlamı taşır. → YDS sınavında çevresel bozulma veya ekonomik kötüleşme konulu metinlerde sıklıkla hedef kelime olarak kullanılır.
"Moral" ahlaki anlamında bir sıfattır veya ders anlamı taşır; "morale" ise bir grubun manevi gücünü, motivasyonunu anlatır.
"Affect" fiildir, etkilemek anlamına gelir; "effect" ise isimdir, sonuç/etki anlamı taşır. → "have an effect on" kalıbına dikkat et.
"Economic" ekonomiyle ilgili anlamına gelir; "economical" ise tasarruflu, idareli kullanım anlamı taşır, karıştırılmamalı.
"Historic" tarihe geçecek kadar önemli bir olayı tanımlar; "historical" ise sadece geçmişe ait olan her şey için kullanılır.
"Sensible" mantıklı, aklı başında anlamına gelir; "sensitive" ise duygusal olarak hassas, kolay incinen anlamı taşır.
"Continuous" kesintisiz süren bir eylemi anlatır; "continual" ise sık tekrarlanan ama arada kesintiye uğrayan eylemi anlatır.
Konuşan veya yazan kişi "imply" yapar, yani ima eder; dinleyen veya okuyan kişi "infer" yapar, yani çıkarım yapar.
"Lend" bir şeyi başkasına ödünç vermek anlamına gelir; "borrow" ise başkasından ödünç almak anlamı taşır, yön tersidir.
"Raise" geçişlidir, bir nesneyi kaldırmak anlamına gelir; "rise" geçişsizdir, kendiliğinden yükselmeyi anlatır.
"Accept" kabul etmek anlamında bir fiildir; "except" ise hariç tutma anlamında edat olarak kullanılır, fiil değildir.
"Adopt" benimsemek veya evlat edinmek anlamına gelir; "adapt" ise bir duruma uyum sağlamak anlamı taşır.
"Principal" en önemli olan ya da okul müdürü anlamına gelir; "principle" ise ilke, prensip anlamı taşır.
"Stationary" sabit, hareketsiz anlamına gelir; "stationery" ise kırtasiye malzemesi anlamı taşır, yazılışları çok yakındır.
"Complement" bir şeyi tamamlayan öğe anlamına gelir; "compliment" ise iltifat, güzel söz anlamı taşır.
"Considerable" önemli ölçüde büyük anlamına gelir; "considerate" ise başkalarını düşünen, saygılı anlamı taşır.
"Farther" fiziksel uzaklık için tercih edilir; "further" ise soyut ilerleme veya ek bilgi anlamında kullanılır.
"Later" zaman olarak sonra anlamına gelir; "latter" ise sözü edilen iki şeyden ikincisini işaret eder.
"Loose" gevşek anlamında bir sıfattır; "lose" ise kaybetmek anlamında bir fiildir, yazımda sık karıştırılır.
"Though" rağmen anlamında bağlaçtır; "through" içinden geçmek anlamı taşır; "thorough" ise eksiksiz, dikkatli anlamına gelir.
"Precede" bir şeyden önce gelmek anlamına gelir; "proceed" ise devam etmek, ilerlemek anlamı taşır.
"Council" meclis veya kurul anlamına gelen bir isimdir; "counsel" ise öğüt, danışmanlık anlamı taşır.
"Discreet" sağduyulu, gizli tutmayı bilen anlamına gelir; "discrete" ise birbirinden ayrı, bağımsız birim anlamı taşır.
"Eminent" saygın, ünlü anlamına gelir; "imminent" ise çok yakında gerçekleşecek anlamı taşır, karıştırılmamalı.
"Adverse" olumsuz, zararlı anlamına gelen bir sıfattır; "averse" ise bir şeye karşı isteksiz olma anlamı taşır.
"Envy" başkasının sahip olduğunu isteme duygusudur; "jealousy" ise kaybetme korkusuyla gelen kıskançlık anlamı taşır.
"Sympathy" bir duruma üzülme, acıma anlamına gelir; "empathy" ise karşındakinin duygusunu içinden hissetme anlamı taşır.
"Elicit" bir tepki veya bilgi almak anlamında fiildir; "illicit" ise yasa dışı anlamında bir sıfattır.
"Assure" güvence vermek, "ensure" garanti etmek, "insure" ise bir şeyi sigortalamak anlamına gelir; üçü de karıştırılır.
"Altogether" tamamen, bütünüyle anlamında tek sözcüktür; "all together" ise hep birlikte anlamında iki sözcüktür.
"Breath" isimdir, nefes anlamına gelir; "breathe" ise fiildir, nefes almak anlamı taşır, telaffuzları da değişir.
"Quiet" sessiz anlamında bir sıfattır; "quite" ise oldukça anlamında bir derece zarfıdır, tek harf farkı anlamı değiştirir.