Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Sanayi Devrimi'nden bu yana atmosfere salınan karbondioksit, metan ve diazot monoksit gibi sera gazları küresel ortalama sıcaklığı yükselterek iklim değişikliğine yol açmaktadır.
Kloroflorokarbon gazları stratosferdeki ozon tabakasını inceltir. Özellikle Antarktika üzerinde oluşan ozon deliği, zararlı morötesi ışınların yeryüzüne ulaşmasını artırır.
Fosil yakıtların yanmasıyla açığa çıkan kükürt ve azot oksitleri atmosferdeki su buharıyla birleşerek asit yağmurları oluşturur; bu yağmurlar ormanlara, göllere ve tarihi yapılara zarar verir.
Bitki örtüsünün tahrip edilmesi, aşırı otlatma ve yanlış tarım toprağın su ve rüzgârla taşınmasına neden olur. Türkiye erozyonun en şiddetli yaşandığı ülkeler arasındadır.
Kurak ve yarı kurak alanlarda bitki örtüsünün yok olması ve toprağın verimsizleşmesiyle çölleşme yaşanır. Aşırı kullanım ve iklim değişikliği bu süreci hızlandırır.
Evsel atıklar, tarımsal gübre ve ilaçlar ile sanayi atıkları akarsu, göl ve yer altı sularını kirletir. Kirlenen sular içme ve sulama için kullanılamaz hâle gelir.
Sulara karışan aşırı azot ve fosfor, alglerin hızla çoğalmasına yol açar. Suyun oksijeni tükendiği için canlılar ölür ve göl zamanla bataklığa dönüşür.
Isınma amaçlı fosil yakıt kullanımı, sanayi tesisleri ve motorlu taşıtlar hava kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır. Kış aylarında ve durgun havada kirlilik artar.
Artan nüfus ve tüketimle birlikte katı atık miktarı yükselir. Geri dönüşüm, düzenli depolama ve atık azaltımı bu sorunla mücadelede etkili yöntemlerdir.
Doğal kaynakların gelecek kuşakların ihtiyaçlarını tehlikeye atmadan kullanılmasıdır. Yenilenebilir enerji, geri dönüşüm ve tasarruf bu anlayışın temelini oluşturur.
Orman örtüsü yağış sularını yaprakları ve kökleriyle tutarak yeraltına sızdırır. Ormanlar yok edildiğinde sular doğrudan yüzeysel akışa geçerek sellere yol açar.
Los Angeles tipi kirlilik güneşli ve yoğun trafikli şehirlerde görülür. Egzoz gazlarının güneşle tepkimeye girerek zehirli ozon gazı oluşturması esasına dayanır.
Gürültü kirliliği (trafik, şantiye, fabrika vb.) stres hormonlarını artırarak kalp-damar hastalıklarına, uykusuzluğa ve kalıcı işitme hasarlarına yol açar.
Biyolojik arıtmada, havalandırma havuzlarındaki bakteriler atık sudaki organik maddeleri besin olarak tüketir ve karbondioksit ile suya dönüştürür.
TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı), toprak erozyonuna karşı halkı bilinçlendiren ve milyonlarca fidan diken sivil toplum örgütüdür.
Kyoto Protokolü, küresel ısınmayla mücadelede karbon salınımını azaltmayı hedefleyen ilk yasal bağlayıcılığı olan uluslararası anlaşmadır.
Fitoremediasyon (phytoremediation), ağır metal ve radyoaktif maddelerle kirlenmiş toprakların kurşun, uranyum vb.
Kimya ve metalurji tesislerinde asitler, siyanür ve cıva gibi ağır metaller kullanılır. Bu atıkların arıtılmadan doğaya bırakılması ağır çevre felaketlerine yol açar.
Petrol sızıntısı kuşların tüylerine yapışarak yalıtım özelliklerini bozar, hipotermiye ve ölüme neden olur.
Alüminyumun hurdalardan eritilerek geri kazanılması, boksit madeninden sıfırdan alüminyum üretmeye göre %95 daha az enerji gerektirir.
Şeritvari ekimde, bir şeride buğday ekilirken yanındaki şeride yonca gibi toprağı tutan sık örtülü bitki ekilir.
Sulak alanlar nem kaynağıdır. Kurutulduklarında havadaki nem düşer, karasallık artar; gündüz-gece ve yaz-kış sıcaklık farkları büyür.
Ozon tabakası, güneşin zararlı UV-B ve UV-C ışınlarını soğurarak canlıların cilt kanseri ve göz hasarı gibi ölümcül etkilerden korunmasını sağlar.
5 Haziran, Birleşmiş Milletler tarafından çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla 'Dünya Çevre Günü' ilan edilmiştir (22 Nisan ise Dünya Günü'dür).
Taraçalama, eğimli yamaçlarda basamaklar yaparak suyun akış hızını keser ve toprağın suyla süpürülmesini (erozyonu) engeller.
Çevre sorunları ve doğal kaynak kullanımı çalışırken ana odak mekansal dağılış ve neden-sonuç kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Çevre sorunları ve doğal kaynak kullanımı sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.