Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Bir öneriyi kibarca reddederken 'I'd rather not, if you don't mind.' kalıbı kullanılır. Karşı taraf bu tonda konuşuyorsa yanıt da kibar olmalıdır.
İzin isterken 'Would you mind if I opened the window?' denir. İlginç biçimde kabul yanıtı 'No, not at all.' (yani 'sorun değil') şeklinde olumsuzdur.
Nazik bir itiraz için önce kısmen onaylanır: 'I see your point, but I'm not entirely convinced.' Diyalogda sonraki cümle bu itirazı destekler.
'You don't say!' olumsuz değil, 'Yok artık / Sahi mi?' anlamında şaşkınlık belirtir. Samimiyet düzeyi (register) uygun yanıtı belirler.
Kesin söz vermeden yardım vaadi için 'I'll see what I can do.' kullanılır. Diyalogda karşı taraf çoğu zaman 'That's all I ask.' ile teşekkür eder.
Yanıt sorunun tonuyla uyumlu olmalıdır. Resmî bir istek olan 'Could you possibly ...?' yanıtı 'Certainly.' olur; 'Yeah, sure.' burada uyumsuz kalır.
Diyalog boşluğundan hemen sonra gelen yanıtta Yes, No, Certainly veya Not really gibi ifadeler bulunuyorsa boşluğa Wh- soru kalıbı değil, am, is, are, do, does veya can gibi yardımcı fiille başlayan bir soru gelmelidir.
Bir talebe veya izne tereddütsüz ve içtenlikle olumlu yanıt verirken By all means kalıbı kullanılır. → Bu ifade Certainly veya Of course ile eş anlamlı bir onay cümlesidir.
Karşı tarafın bir işi gecikmeyle de olsa başarmasını veya gelmesini olumlamak için Better late than never kalıbı kullanılır.
Diyalogda daha önce söylediği bir bilginin yanlış olduğunu anlayıp hatasını kabul eden konuşmacı I stand corrected ifadesini kullanır.
Hakkında konuşulan bir kişinin tam o anda ortama gelmesi durumunda Speak of the devil kalıbı kullanılır. → Bu ifade hakaret içermez, Türkçedeki iyi insan lafının üstüne gelir anlamındadır.
Diyalogda kalıcı bir çözüm bulunana kadar mevcut şartların idare edileceğini vurgulamak için For the time being yapısı kullanılır.
Karşı tarafın sorduğu bir durum hakkında eldeki bilgilere göre olumsuz yanıt verirken Not that I know of kalıbı tercih edilir. → Bu yapı bildiğim kadarıyla hayır anlamına gelir.
Kesin verilere dayanmadan zihinden hızlıca verilen ilk tahminler için Off the top of my head ifadesi kullanılır.
Diyalogda karşı tarafın sunduğu haklı bir gerekçeyi kabul edip yine de kendi ana fikrini korurken Be that as it may kalıbı kullanılır. → Bu yapı öyle olsa bile veya yine de anlamına gelir.
Herkes tarafından bilinen ve tartışmaya kapalı bir gerçeği ifade ederken It goes without saying yapısı kullanılır.
Karşı tarafın belirttiği bir duruma veya duyguya katılırken 'That makes two of us' kalıbı kullanılır. → Bu ifade 'Ben de aynı durumdayım' veya 'Benim için de öyle' anlamına gelir.
Diyalog boşluğundan hemen sonra 'However' veya 'On the other hand' gibi zıtlık bağlaçları varsa boşluktaki cümle ile sonraki cümle zıt tutum taşımalıdır. → Bağlacın yönüne göre olumlu veya olumsuz düşünce değişimi takip edilir.
Bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek veya açıklamak için 'Don't get me wrong' ya da 'That's not quite what I meant' kalıbı kullanılır. → İfadeden hemen sonra konuşmacı kastettiği asıl fikri açıklar.
Kötü bir haber alan konuşmacı duygudaşlık göstermek için 'I'm really sorry to hear that' veya 'That must be tough' ifadesini kullanır. → Bu ifadenin ardından hemen konu değişikliği yapılması diyalog akışına uymaz.
Karşı taraftan fikir isterken 'What would you do in my shoes?' sorusu sorulur. → Bu soruya karşılık gelen cümlede genellikle 'If I were you...' veya 'You had better...' gibi tavsiye yapıları yer alır.
İddia edilen bir durumun kesinlikle doğru olmadığını, hatta durumun tam tersi olduğunu vurgulamak için 'Far from it' ifadesi kullanılır.
Diyalogda konuşmacının anlattıklarını ilgiyle takip ettiğinizi ve anlatmaya devam etmesini istediğinizi göstermek için 'Go on' veya 'I am listening' kalıpları tercih edilir.
Konuşanın ne demek istediği tam anlaşılamadığında 'What do you mean by that?' veya 'Could you elaborate on that?' kalıbı kullanılır. → Bu sorunun ardından gelen konuşmacı kesinlikle daha detaylı bir açıklama veya örnek sunmalıdır.
İki seçenek arasında karar verememe durumlarında 'I'm torn between two options' veya 'I'm on the fence' kalıbı kullanılır. → Karşı taraf genellikle bu ifadeye bir tavsiye veya tercih sorusuyla karşılık verir.
Konuşmada söylenen bir düşünceye tamamen katıldığını belirtmek için 'I couldn't agree more' ifadesi kullanılır. → Yapısı olumsuz görünse de anlamı 'Sana tamamen katılıyorum' demektir.
Karşı tarafı bir konuda denemeye teşvik ederken 'Give it a shot' veya 'What have you got to lose?' kalıpları kullanılır. → Bu ifadeler çekimser kalan konuşmacıyı adım atmaya yönlendirir.
Diyalog boşluğundan hemen sonra gelen cümlede üçüncü tekil veya çoğul şahıs zamiri bulunuyorsa, boşlukta bu zamirin gönderme yaptığı kişi veya nesne açıkça yer almalıdır.
Konuşmada karşı tarafın seçimine saygı duyulduğunu ve son kararın ona ait olduğunu belirtmek için 'It is up to you' kalıbı kullanılır.
Diyalogda karşı tarafın söylediği son sözün konuyla hiç ilgisi olmadığını vurgulamak için 'What does that have to do with anything' sorusu tercih edilir.
Diyalogda konuşmacılardan biri 'How come' yapısını kullandığında bu soru 'Why' ile aynı anlamı taşır ve cevap cümlesinde bir gerekçe aranmalıdır.
Konuşma sırasında başkasının sözünü bölüp araya girmek veya cümleye başlamak için 'Sorry to interrupt, but' kalıbı tercih edilir.
Karşı tarafın söylediği bir iddiaya veya habere hemen inanmamak ve temkinli yaklaşmak gerektiğini vurgulamak için 'Take it with a grain of salt' kalıbı kullanılır.
Karşı tarafın sunduğu bir yardım teklifini memnuniyetle kabul ederken 'That would be great' veya 'I would appreciate it' kalıpları tercih edilir.