Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Arapçada بَحَثَ عَنْ (baḥaṯa 'an) bir şeyi veya kimseyi aramak anlamına gelirken بَحَثَ فِي (baḥaṯa fī) bir konuyu araştırmak veya incelemek anlamında kullanılır. → Sınavda fiilden sonra gelen harf-i cer cümlenin tüm anlamını değiştirebilir.
أَدَّى إِلَى (eddâ ilâ) fiili yol açmak veya sebep olmak anlamına gelir ve sınavda تَسَبَّبَ فِي (tesebbebe fī) ile أَسْفَرَ عَنْ (esfere 'an) kalıplarıyla eş anlamlı olarak sıkça sorulur.
حَادِث (hâdis) kelimesinin çoğulu حَوَادِث (havâdis - olaylar, kazalar) şeklinde gelirken حَدَث (hedes) kelimesinin çoğulu أَحْدَاث (ehdâs - gelişmeler, olaylar) olarak çekimlenir. → Tekil kelimedeki hareke değişimi çoğul kalıbını tamamen değiştirebilir.
Arapçada مِفْعَال (mif'âl) vezni bir işin yapıldığı aleti veya aracı gösterir. Örneğin فَتَحَ (açtı) fiilinden مِفْتَاح (anahtar) ve وَزَنَ (tarttı) fiilinden مِيزَان (terazi) kelimeleri türetilir.
Metin sorularında sıkça karşılaşılan فِي الآوِنَةِ الأَخِيرَةِ (fi'l-âvineti'l-ahîrati) ifadesi son zamanlarda veya son dönemde anlamına gelir. → Genellikle yakın geçmişi veya güncel durumları anlatan cümlelerde tercih edilir.
مُفَاعَلَة (mufâ'alate) veznindeki mastarlar genellikle iki veya daha fazla taraf arasındaki karşılıklı etkileşimi anlatır. Örneğin شَارَكَ (katıldı) fiilinin mastarı olan مُشَارَكَة (katılım, paylaşım) bu yapının yaygın bir örneğidir.
Paragraf ve boşluk doldurma sorularında إِيجَابِيّ (îcâbiyy - olumlu) kelimesi ile سَلْبِيّ (selbiyy - olumsuz) kelimesi birbirinin zıddıdır. → Bu sözcükler çoğunlukla etki veya sonuç bildiren تَأْثِير (te'sîr) kelimesiyle birlikte kullanılır.
Arapçada أَكَّدَ عَلَى (akkede alâ) fiili bir şeyi vurgulamak anlamına gelir ve sınavda sıklıkla شَدَّدَ عَلَى (şeddede alâ) fiili ile eş anlamlı olarak sorulur.
Arapçada وَاجَهَ (vâcehe) fiili bir sorun veya zorlukla karşı karşıya kalmak anlamındadır ve metinlerde sıklıkla عَانَى مِنْ (ânâ min - muzdarip olmak) fiili ile yakın bağlamda kullanılır.
Arapçada تَمَتَّعَ بِـ (temette'a bi) kalıbı bir avantaja veya özelliğe sahip bulunmak anlamına gelir ve sınavda يَمْتَلِكُ (yemteliku) fiili ile eş anlamlı değerlendirilir.
Tekili كَارِثَة (kârise - felaket) olan kelimenin düzensiz çoğulu كَوَارِث (kevâris - felaketler) şeklinde gelir ve çevre metinlerinde sıkça karşımıza çıkar.
Arapçada مَنَعَ مِنْ (mene'a min) fiili bir şeyi engellemek anlamına gelir, sınavda akılda tutulması gereken kilit eş anlamlısı حَالَ دُونَ (hâle dûne) kalıbıdır.
Arapçada لَعِبَ دَوْراً (le'ibe devre'n) kalıbı bir konuda rol oynamak anlamına gelir ve genellikle devamında حَاسِماً (hâsime'n - belirleyici) sıfatını alır.
Arapçada أَسْفَرَتْ عَنْ (esferet 'an) kalıbı bir olayın bir sonuçla bitmesi veya bir sonuca yol açması anlamında kullanılır ve sebep-sonuç sorularında kritik önem taşır.
Tekili حَلّ (hall - çözüm) olan kelimenin çoğulu حُلُول (hulûl - çözümler) şeklinde gelir ve sorun çözme odaklı metinlerde sıkça yer alır.
Arapçada اِرْتَبَطَ بِـ (irtebata bi) fiili bir şeyle ilişkili olmak veya bağlı bulunmak anlamına gelir, zıt anlamlısı ise اِنْفَصَلَ عَنْ (infasale 'an - ayrılmak) fiilidir.
Arapçada بَذَلَ جُهْداً (bezele cuhde'n) kalıbı çaba sarf etmek veya gayret göstermek anlamına gelir ve metinlerde sıklıkla سَعَى إِلَى (se'â ilâ - çabalamak) fiili ile paralellik gösterir.
Çoğu kelime üç harfli kökten türer: ك-ت-ب kökünden كَتَبَ (yazdı), كِتَاب (kitap), مَكْتَب (büro), كَاتِب (yazar) gelir.
فَاعِل vezni işi yapanı gösterir: دَرَسَ (okudu) → دَارِس (okuyan); عَمِلَ (çalıştı) → عَامِل (işçi, çalışan).
مَفْعُول vezni işten etkileneni anlatır: كَتَبَ → مَكْتُوب (yazılmış, mektup); عَرَفَ → مَعْرُوف (bilinen, meşhur).
مَفْعَل vezni yer bildirir: كَتَبَ → مَكْتَبَة (kütüphane); لَعِبَ → مَلْعَب (oyun sahası); طَبَخَ → مَطْبَخ (mutfak).
YDT kelime sorusunda zıtlık sık test edilir: كَبِير (büyük) × صَغِير (küçük); قَرِيب (yakın) × بَعِيد (uzak).
Yakın anlamlı sözcükleri ayırt et: سَعِيد ve فَرِح (mutlu); صَعْب ve عَسِير (zor); جَمِيل ve حَسَن (güzel).
Arapçada رَغِبَ فِي fiili bir şeyi istemek ve arzulamak anlamına gelirken, رَغِبَ عَنْ fiili bir şeyden yüz çevirmek ve onu istememek anlamına gelir. → Harfi cer değiştiğinde fiilin anlamı tamamen zıt yönde değişebilir.
Arapçada حَصَلَ عَلَى fiili bir şeyi elde etmek, kazanmak veya ona sahip olmak anlamında kullanılır. → Bu fiil doğrudan nesne almaz, daima عَلَى harfi ceri ile tamamlanır.
Paragraf ve kelime sorularında nicelik belirten زَادَ (arttı) fiili ile نَقَصَ (azaldı) fiili birbirinin zıt anlamlısıdır. → Metin okuma sorularında artış ve azalış bildiren bu ifadelere dikkat edilmelidir.
Arapçada tekili ظَاهِرَة (olgu, olay) olan kelimenin kırık çoğulu ظَوَاهِر (olgular) şeklinde gelir. → Sınav metinlerinde sosyal ve bilimsel olaylar anlatılırken bu çoğul kalıp sıkça karşımıza çıkar.
Arapçada نَتِيجَةً لِـ ifadesi bir olayın sebebi veya gerekçesi açıklanırken -ın sonucunda veya -den dolayı anlamında kullanılır. → Kendisinden sonra gelen isim mecrur durumdadır.
Arapçada عَبَّرَ عَنْ fiili duygu, düşünce veya fikri ifade etmek ve dile getirmek anlamında kullanılır. → Sınavda عَبَّرَ fiilinden sonra boşlukta genellikle عَنْ harfi ceri aranmalıdır.
Metin bütünlüğü sorularında kullanılan بِالإِضَافَةِ إِلَى kalıbı cümleye -e ek olarak veya -in yanı sıra anlamı katar. → Cümleye yeni bir bilgi eklenirken paragraf akışında sıkça tercih edilir.
Arapçada İsmi Tafdil yapısından sonra gelen belirsiz ve fethalı isim temyiz olarak adlandırılır ve derece belirtir. Örneğin أَكْثَرُ أَهَمِّيَّةً ifadesi daha önemli veya en önemli anlamına gelir.
Arapçada بِالرَّغْمِ مِنْ kalıbı cümleye -e rağmen anlamı katar ve genellikle devamında فَإِنَّ veya إِلا أَنَّ yapıları ile zıtlık ilişkisi kurar. → Paragraf tamamlama sorularında zıtlık bağlacı olarak hayati önem taşır.
Arapçada اِعْتَمَدَ عَلَى fiili bir şeye güvenmek, dayanmak veya bir esasa bağlı olmak anlamına gelir. → Sınav sorularında bu fiili gördüğümüzde boşlukta عَلَى harfi ceri aranmalıdır.